HZ. MUHAMMED’İN DAVETİNİN DİĞER DAVETLERLE İLGİSİ
Varlık sahnesine çıkmak bir seçilmişliktir. Hatta bir taş, bir ot, bir hayvan yahut başka bir canlı olarak değil de insan olarak dünyaya gelmek, daha özel bir seçilmişlik ve sevilmişliğin ifadesi sayılabilir. İnsan yahut başka bir varlık olmak noktasında yegâne irade sahibi Âlemlerin Rabbi olan Allah'tır. Bu açıdan yaratılmışların bir tercihi de sözkonusu değildir. Hiç kimse, insan olmayı arzuladığı ve istediği için insan olarak yeryüzüne gelmemiştir. Rabbi öyle seçmiş, öyle sevmiş ve yaratmıştır. İnsanı seçen, seven ve yaratan Cenab-ı Allah, ona mutluluk yollarını açıklamıştır. Zira, insanı en iyi bilen ve tanıyan, onun Yaratıcısıdır. O, insan olmak nimetinin devamlılık kazanması, faziletlerle dolu mutlu bir hayatın yaşanması, bu seçilmişlikteki imtihan ve ardındaki hesap verme sırrına vâkıf olunması için peygamberlerini, elçi ve dostlarını birer hidayet rehberi olarak göndermiştir. İlk insan olan Hz. Âdem'i (a.s.), aynı zamanda ilk peygamber kılmıştır. Kendilerine hidayet rehberleri göndermediği hiçbir kavme de azap etmeyeceğini haber vermiştir.
