HENDEK PEK ÇOK HİKMETİN BEŞİĞİDİR (2)


Bu hâl, her devirde geçerlidir. Nitekim, günümüz dünyasında imana ve İslam'a ait birşey sözkonusu olduğunda, küfür güçlerin hemen ittifak ettiğine şahit olmaktayız. Hakikatte, inananlar da tek bir millet olduğuna göre; "Ben mü'minim" diyenlerin birlik ve beraberliklerini korumaları, birbirlerini sevmeleri ve güçlerini birleştirmeleri gerekmektedir. İnananlar, bilmelidirler ki, gerçek dostları; Allah (c.c.), Resulûllah (s.a.v.) ve gerçek mü'minlerdir. Hendek Savaşı, Yahudi, müşrik ve münafık güçlerle yapıldı. Fakat savaşın teşvikçisi ve tertipleyicisi Yahudiler, özellikle Nadiroğulları idi. Bugün bile Yahudilerin her kötülükte parmakları olduğunu, yeryüzünün ekseriya onların fitnesiyle fesada sürüklendiğini görüyoruz. Lanetlenmiş kavmin, her devirdeki misyonu adeta bu olmuştur. Hatta, bugün Yahudi zihniyeti, beynelmilel siyonizm ideolojisi altında sistemli bir şekilde teşkilatlanarak dünyayı bir ahtapot gibi kolları arasına almış durumdadır. Mü'minler, her alanda bu gerçeği dikkate almak zorundadırlar. Müttefik küfür ordusu, Mekke'den hareket etmeden önce, `Huzaa' kabilesinden biri, Medine'ye 4 gecede ulaşarak bu vahim hareketi Resul-i Ekrem'e bildirdi. Bu sebeple, erken bilgilenme, tedbir alınıp hendek kazılmasına sebep oldu. Demek ki, harpte, zamanında istihbarat ve düşman hareketleri hakkında bilgilenme ve ona göre tedbir alma hayatî önem taşımaktadır. Resul-i Ekrem'in, bu haber üzerine hemen meşveret meclisini toplaması, İslam'ın istişareye verdiği önemi göstermektedir. İstişare sonucunda Selman-ı Fârisî'nin Hendek kazma fikrinin benimsenmesi hikmetlerle doludur. Selman, Acem olup, aslında azad edilmiş bir köledir. Onun fikrinin kabul edilmesi; ırkı, kimliği ne olursa olsun, İslam'ın, her insanın fikrini dinlediğini ve doğru olana tâlip olduğunu göstermektedir.