MAÛNE KUYUSUNDAN PAYIMIZA DÜŞENLER (4)
Bi'r-i Maûne şehidlerinden en son sırada kalan Münzir b. Amr'a müşriklerin; "İstersen sana eman verelim, teslim ol" demeleri ve onun bu teklifi reddetmesi üzerine, Resulûllah'ın onun hakkında "ölüme koşan" buyurması, gerçek mü'minlerin yaşamaktan çok Allah yolunda ölmeyi tercih ettiklerini göstermektedir. Müslümanlar, tarih boyunca zelil olarak yaşamaktansa, şerefle ölmeyi her halükârda tercih etmişlerdir. Hassan b. Sabit'in, Bi'r-i Maûne şehidleri için mersiye söylemesinden, ölenlerin ardından aşırılık içermeyen ağıtları söylemenin câiz olduğunu anlıyoruz. Takdire itiraz noktasına vardırmadan doğru söylemek kaydıyla ağıt, insanları hüzünlendirir, olayı diri tutar. Bazı olayları hatırda tutmak, unutmamak insanlar için yararlıdır. Bu vakıa "Âlimlerin mürekkebi, şehidlerin kanıyla tartılacaktır" hakikatinin yaşandığı müşahhas bir olaydır. Belki bu olayda 70 kişi şehid verilmişti, ama hakikatte, binlerce kâmil, o şehidlerin kanlarının bereketiyle dirilecekti. Kafirlerin üfleyerek, Allah'ın nurunu söndürme gayretleri beyhudeydi. Netice olarak; bu vakıa, mü'minlerin hayatlarının anlamının hakkı yaşatmaktan geçtiğini bize öğretmektedir. Cenab-ı Hak, Bi'r-i Maûne şehidlerinin şefaatlerinden bizi mahrum etmesin...
