ESİRLER UBEYDULLAH İLE KARŞILAŞIYOR (3)


İbn-i Ziyad, "Bununki bir cesaret ve kahramanlaşmadır gerçek! Senin baban bir şair ve kahramandı" dedi. Hz. Zeyneb (a.s.), "Kadınlar için cesaret ve kahramanlaşma olmaz. Benim cesaret ve kahramanlığım, felaketlerle karşılaşmaktan; söylediklerim de, derdimin hafiflemesi için içimden fışkıranlardan ibarettir." 660 Bu sefer, Ali b. Hüseyin İbn-i Ziyad'ın yanına götürülünce, İbn-i Ziyad ona, "ismin ne diye?" sordu. Ali b. Hüseyin, "Ben Ali b. Hüseyin'im" dedi. İbn-i Ziyad, "Allah, Ali b. Hüseyin'i öldürmedi mi?" diye sordu. Ali b. Hüseyin (a.s.) sustu. İbn-i Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" dedi. Ali b. Hüseyin (a.s.), "O benim kardeşimdi. Ona da Ali denilirdi. Halk onu öldürdü" dedi. İbn-i Ziyad, "Onu muhakkak Allah öldürdü" dedi. Ali b. Hüseyin sustu. İbn-i Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" diye sordu. 661 "Ali b. Hüseyin (a.s.) ile konuşma sırasında sinirlenen ve onun da diğerleri ile aynı kanaati taşıdığını gören Ubeydullah, Ali b. Hüseyin'in öldürülmesini istedi. Ancak halası Zeyneb'in araya girerek onunla birlikte kendisinin de öldürülmesini istemesi üzerine Ubeydullah bu kararından vazgeçmiştir. 662 Yezid'den, Zeynelâbidin (a.s.), Zeyneb bint-i Ali (a.s.) ve diğerlerini Şam'a gönderme emri gelinceye kadar Ubeydullah onları ayrı bir eve yerleştirmiştir. 663 660 Taberî ve İbn'ül Esir, Kâmil 661 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 5, s. 262-263 662 İbn-i Asem, c. 3, s. 143 663 İbn Kesir, c. 8, s. 193