HZ. ALİ’NİN YAHUDİ ÂLİMLER İLE MÜNAZARASI (2)
yeri ve mekânı yaratandır. O'nun için bir yer söz konusu değildir. O, bir yerde bulunmaktan çok daha üstündür. O her yerde vardır. Mekân ile temas edip, yakınlık duyarak değil, ilim ve bilgisi her şeyi ve her yeri kaplamıştır. O'nun tedbir alanının dışında bulunan hiçbir şey yoktur. Ben şimdi sizin kitabınızdan, sözlerimin doğruluğunu ispat eden kanıtlar getiririm. Eğer O'nu tanırsan, O'na iman edecek misin? Yahudi, `evet' dedi. Hz. Ali buyurdu ki: "Sizin kitabınızda yazılmamış mıdır ki, bir gün, Musa b. İmran otururken, yanına doğu tarafından bir melek geldi. Musa kendisine nereden geldiğini sorunca, `Allah'ın yanından' dedi. Sonra batı tarafından bir melek geldi. Ona nereden geldiğini sordu. `Allah'ın yanından' cevabını aldı. Sonra yanına bir melek daha gelip, `Göğün yedinci katından Allah'ın yanından geldiğini' söyledi. Musa, `Allah münezzehtir. Hiçbir yer O'ndan boş değildir. Ve hiçbir yere başka bir yerden daha yakın değildir' buyurdu." Yahudi, Müslüman oldu ve Hz. Ali'ye şöyle dedi: "Tanıklık ederim ki, Peygamberin vasi ve halifesi olmaya sen layıksın, başkaları değil."2056 Selman-ı Farisi diyor ki: "Hz. Peygamberin ölümünden sonra, başlarında bir piskoposun olduğu bir Hıristiyan grubu Medine'ye geldiler. Ve halifeden sorulanının cevaplarını istediler. Halife onları Hz. Ali'nin yanına gönderdi. Onların sorularından biri de `Allah nerededir' sorusuydu. Hz. Ali bir ateş yaktı ve onlara sordu: `Bu ateşin yüzü neresidir?' Hıristiyanlar şöyle dedi: `Onun her tarafı ateşin yüzü sayılır. Ve asla ateşin önü ve arkası olmaz.' Hz. Ali şöyle buyurdu: Allah'ın bir mahlûku olan ateşin yüzü yoksa nasıl olur da ateşin yaratıcısının önü ve arkası olabilir? O 2056 El-İrşad, Şeyh Müfid s. 142-143; İhticac-ı Tabersi c. 1, s. 312
