HZ. ALİ’NİN YAHUDİ ÂLİMLER İLE MÜNAZARASI (3)
bundan yücedir. Doğu ve batı Allah'a aittir. Ve nereye bakarsanız o taraf Allah'ın yüzüdür. Ve hiçbir şey ondan gizli değildir."2057 Câfer Subhani'nin yazdığına göre bir şahıs Hz. Ebu Bekir'e gelerek Abese Sûresi'ndeki 31. ve 32. ayetlerde geçen "Ebbe" kelimesinin mânâsını sorunca, halife şöyle dedi: "Allah'ın kelamını bu konuda bilgim olmadan nasıl tefsir edebilirim?" Bu olay Hz. Ali'ye ulaşınca o şöyle dedi: "Ebbe kelimesinin maksadı saman ve otlaktır." Arapça'da Ebbe kelimesi ot ve saman anlamındadır. Ayet de bunun açık delilidir. Zira ayette (meyveler ve otlaklar) buyrulduktan sonra hemen, "Sizin ve hayvanlarınızın faydası için" denilmiştir. İnsanlar için faydası olan şey meyveler olduğuna göre, hayvanlar için de Ebbe yani otlaklar yaratılmıştır.2058 İbn Sabbağ, el-Fusul'ul-Muhimme'nin 3. bölümünde, 18. sayfada şöyle yazıyor: "Adamın birini Hz. Ömer'in yanına getirdiler. `Nasıl sabahladın' diye sordular. Adam şöyle dedi: `Fitneyi sevdiğim, haktan hoşlanmadığım, yahudi ve hıristiyanları tasdik ettiğim, görmediğim şeye iman ettiğim, yaratılmamış şeyi itiraf ettiğim halde sabahladım.' Hz. Ömer, Hz. Ali'yi çağırdı ve olayı kendisine anlattı. Hz. Ali şöyle buyurdu: `Doğru söylemiştir. Fitneyi sevmesinden maksat, Allah'ın Kur'an'da buyurduğu gibi çocukları ve malı sevmektir. Zira Allah şöyle buyurur: `Şüphesiz mallarınız ve evlatlarınız sizin için birer fitnedir.' 2057 Kaza-i Emire'l-Mü'minin s. 96 2058 Cafer Sübhani, Hz. Ali'ye Neler Yaptılar? s. 250-251
