HZ. ALİ’NİN EDEBÎ KİŞİLİĞİ (2)
o yıllarda Hz. Peygamberin soyundan gelenlere büyük bir değer verilmekte ve alaka gösterilmekteydi. Adı geçen bu iki kardeş büyük bir hizmette bulunmuşlar, Şerif Murtaza Hz. Ali'nin şiirlerini derlemiş ve Hz. Ali Divan'ını oluşturmuş, Şerif Radi ise Hz. Ali'nin hutbe, mektup, dua ve konuşmalarını bir araya toplamış ve esere (Nehcü'l-Belağa) adını vermiştir.1912 Ancak bir kısım tarihçi ve yazar, Şerif Radi'nin güvenilir bir ilim adamı olmadığını, bu eserin de Hz. Ali'den tüm üç buçuk asır sonra kaleme alındığını, bu sebeple güvenilir kabul edilemeyeceğini söylemektedirler. Bu iddiaların cevabını, bizzat Şerif Radi'nin ağzından dinleyelim. Şerif Radi, Nehcü'l-Belağa'yı düzenlerken yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Ömrümün genç yıllarında İmamların özellik, durumlarına ait haber ve onların incilere benzeyen sözlerini ihtiva eden bir kitap yazmaya başlamıştım. Hz. Ali'nin özelliklerini belirten eseri toplamış olmakla beraber zamanın meydana çıkardığı engeller o kitabı tamamlamama mâni olmuştu. Kitabımı birkaç kısım ve bölüme ayırmıştım. Son bölümde de uzun hutbelere değil de öğüt, hikmet adaba ait bazı sözleri derç etmiştim. Dostlardan, kardeşlerden bir kısmı o kitabı okudu, beğendi. Hz. Emir'in sözlerinin eşsiz, örneksiz oluşuna, fesahat ve belagatine hayran oldular. Çeşitli konu ve dallara ayrılan sözlerinden bir seçme meydana getirmemi istediler. Çünkü biliyorlardı ki, O'nun hutbe, mektup, öğüt ve hikmetlerinde bulunan ve Arapça'nın şaşılacak derecede zengin belagat ve fesahatini, din ve dünyaya ait bütün hikmetleri o derecede toplu olarak ihtiva 1912 Hz. Ali Divanı, Müstakimzade Süleyman Saadettin Efendi, s. 20
