HENDEK SAVAŞI’NDA HZ. FÂTIMA DA CEPHEDE İDİ (3)
başlar ve etraf taştan çıkan kıvılcımlarla aydınlanır. Her kıvılcım çıkışında âdeta istikbale doğru bir zaman tüneli açılır. Allah Resulü çevresindeki insanlara Şam'ın anahtarlarını, Yemen ve İran beldelerini, Kisra'nın sarayını müjdeler. Hendek Savaşı çok çetin geçmekte idi. Hz. Ali'nin (a.s.) belirttiğine göre, bu sıkıntılı günlerin birinde Hz. Peygamber ikindi namazını geçirmişti de; `Allah, düşmanların evlerine ve kabirlerine ateş doldursun; ikindi namazını unutturdular; sonunda güneş de battı' diyerek beddua etmişti. Savaş esnasında... Düşman cephesinde bulunan Eşça kabilesinin reisi Nuaym bin Mesud o esnada iman ile şereflenir. Bir yolunu bularak, imanını ikrar için Hz. Peygamberin (s.a.v.) huzuruna varır ve şu teklifi sunar: `Birleşik ordudaki kabileler, henüz Müslüman olduğumu bilmiyorlar. Emrederseniz İslam'a bir hizmetim dokunabilir.' Hz. Peygamber (s.a.v.) ona bir taktik verir ve düşmanın içine yollar. Nuaym, derhal Ben-i Kurayza yahudilerine giderek sırf onlara olan samimiyet ve sevgisi sebebiyle bir teklif getirmek, uyarmak için geldiğini söyler ve içini döker: `Kureyş ve Gatafan kabileleri buraya geldiler. Müslümanları imha etmeye çalışıyorlar ancak onlar da gerekli cevabı veriyorlar. Öyle sanıyorum ki bu iş yeterince uzadı, birleşik güçler sıkılmaya başladı. Sıkıntıları artarsa sizi bırakıp giderler, yapayalnız kalırsınız. Anlaşmayı bozduğunuz anlaşılınca yakanızı Müslümanlardan kurtaramazsınız. Bana sorarsanız Kureyş ve Gatafan eşrafından bir takım adamları rehin alın ki işleri bitince sıvışıp gitmesinler.' Nuaym'ın bu sözleri Yahudilere çok uygun geldi. Ardından Nuaym, Kureyşliler'in meclisine giderek; Yahudilerin
