HENDEK SAVAŞI’NDA HZ. FÂTIMA DA CEPHEDE İDİ (4)


Müslümanlarla olan anlaşmalarını bozmalarından pişmanlık duyduklarını, bu sebeple tekrar gizli bir ittifak yaptıklarını suçlarını affettirmek için de Kureyş ve Gatafan'ın bazı ileri gelenlerini rehin alıp Müslümanlara vermeyi planladıklarını söyleyerek güya bir dost olarak haber verir. Bunun üzerine şüpheye düşen Ebu Süfyan, Ben-i Kurayzalılar'ı denemek için; `Biz buraya reislerinizin teşviki ile geldik ama siz ağır davranıyorsunuz. Bizim burada uzun süre kalacak hâlimiz de yok. Askerlerimiz aç kalmaktan şikayetçi, hayvanlarımız telef olmaya başladı. Hiç olmazsa yarın hep beraber bir hücuma çıkalım da bu işi bitirelim" dedi. Ben-i Kurayza yahudileri ise; `Yarın cumartesi biz o gün iş yapmayız. Öbür gün savaşabiliriz. Ancak ileri gelenlerinizden yetmiş kişiyi rehin vermelisiniz ki, onları kalemizde tutalım ve güzellik içinde olalım" cevabını verdiler. Böylece her iki grup da Nuaym'ın kendisine söylediğinin ne kadar doğru olduğunu anlamış oldu. (...) Böylece Hz. Peygamberin (s.a.v.) soğuk savaş taktiğinin başarısı, kendini göstermeye başlamıştı. (...) Müslümanların teessürü de büyüktü. Hz. Peygamber savaşın son günü ikindi namazında şöyle dua ediyordu: `Allah'ım! Ey Kur'an'ı gönderen Rabbim! Ey düşmanların hesabını tez gören Rabbim! Şu küfür topluluğunu kır. Onları hezimete uğrat. İradelerini sars, Allah'ım!' (...) Ve bir rüzgâr, gün doğarken yardıma koşuyordu. Melekler seferber olmuşlardı. Rüzgâr ve Allah'ın gönderdiği ordular, onlara yapacaklarını yapıyorlardı. Hz. Peygamberin (s.a.v.) Huzeyfetü'l-Yeman'dan aldığı savaş raporu şöyledir: `Rüzgâr Medine vadisinin toprağını, kumunu, çakılını savurup