EHL-İ BEYT’TEN MAKSADIN RESÛLULLAH’IN EŞLERİ DE OLDUĞU İDDİASI (3)
Resûlullah'ın (s.a.v.) rıhletinden hemen sonra yaşanan gelişmeler göstermiştir ki; Ehl-i Beyt kavramının içi farklı şekillerde doldurulmak istenmiştir. Bu ayet-i kerime Allah Resulü'nün eşleri ile ilgili ayetlerin içinde yer aldığı için "Ehl-i Beyt" kavramının içine Resûlullah'ın (s.a.v.) eşlerinin de girdiğini kabul edenler vardır. Nişaburi, Mukatil, Suyûti bunlardandır. Mukatil, İmam Ali (a.s.)'a karşı şahsi kinini ve düşmanlığını açıkça dile getiren bir kişi idi. Allah'ı insan şekline benzeten bir itikadı vardı. Mukatil ile ilgili olarak İbn-i Hallikan'ın Vefayatî'den naklen, Ebu Hatem b. Hayyan-i Bestî'nin şu ifadeleri vardır: "Mukatil, Kur'an tefsiri hususundaki ilmini yahudilerden ve hıristiyanlardan almıştır. Zira onun, Allah'ın sıfatları hakkındaki görüşleri tıpkı yahudilerin inancına benzemektedir. Allah'ın zatının tıpkı mahlukat gibi olduğuna inanmaktadır. Bununla birlikte hadis nakli hususunda daha çok yalancı biridir." 291 Abdullah b. Abbas (a.s.) ve İkrime gibiler ise Ehl-i Beyt'ten maksadın sadece Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin mübarek eşleri olduğunu iddia etmektedirler. Haricilerden olan İkrime bunu iddia etmiştir. Kendisi açıkça İmam Ali'nin (a.s.) büyük düşmanlarından idi. Bütün Müslümanların kafir olduğuna ve gerçek Müslümanların yalnızca Hariciler olduğuna inanıyordu. İkrime hakkında İbn-i Tavus şöyle demektedir: "Eğer İkrime, takvalı biri olsaydı ve uydurma hadisler nakletmeseydi halk ona yönelir ve ondan da hadisler naklederlerdi." 292 291 Allame Şerefuddin, Kur'an ve Sünnet Işığında Hz. Fâtıma, Kevser yay., s. 11 292 a.g.e.
