EHL-İ BEYT’TEN MAKSADIN RESÛLULLAH’IN EŞLERİ DE OLDUĞU İDDİASI (2)
Hz. Ali (a.s.)'dan sual ettiğimde Hz. Aişe dedi ki: `Sen Bana insanların arasında Resûlullah (s.a.v.)'in en çok sevdiği birinden sual ediyorsun. O'nun nikahı altında Peygamberin (s.a.v.) kızı vardı ve O Peygamber (s.a.v.) insanların en sevgilisi idi. Ben Hz. Peygamberin (s.a.v.) Ali'yi, Fâtıma'yı, Hasan ve Hüseyin'i çağırıp üzerlerine elbisesini attığını, sonra `Allah'ım Benim evimin halkı işte bunlardır onların eksikliğini gider ve onları tertemiz kıl' diye dua ettiğini gördüm.' Hz. Aişe der ki: Ben Hz. Peygambere (s.a.v.) yaklaşıp, `Ey Allah'ın Resulü! Ben Senin evinin halkından değil miyim?' dedim. Hz. Peygamber; `Sen bir kenara çekil çünkü Sen Benim için seçilmişsin' dedi." 289 Ümmü Seleme ise farklı rivayetlerde, Tathir ayetinin kendi evinde indiğini ancak Resûlullah (s.a.v.)'in kendisini tıpkı Hz. Aişe'ye dediği gibi, örtünün altına almadığını belirtmiştir. Ebu Bâsir, İmam Sâdık (a.s.)'dan sahih bir hadisle şöyle nakletmektedir: İmam-ı Sâdık (a.s.) şöyle buyurmuştur: "(Allah, yalnız siz Ehl-i Beyt'ten...) ayeti indiği zaman Ali, eşi ve çocukları Ümmü Seleme'nin evinde idiler. Peygamber (s.a.v.) onları bir parçanın altına alarak arz etti: `Allah'ım! Her peygamberin nübüvvetinin terazisi olan seçkin zümreden özel yakınları vardır. Bu terazi Benim nübüvvetimin içinde bu seçkin Ehl-i Beyt'imin dışında hiç kimse değildir.' Ümmü Seleme (a.s.) dedi ki: `Ey Allah'ın elçisi, yalnızca bu birkaç kişi mi? Yoksa Ben Senin Ehl-i Beyt'inden değil miyim?' şöyle buyurdu: `Benim Ehl-i Beyt'im ve nübüvvetimin terazisi Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'dir." Ancak; Emirü'l-Mü'minînin, "Onların tutumu neticesinde, biz tamamen halkın hafızasından silindik" 290 ifadesinde kastettiği gibi, 289 İbn Kesir, c.12, s. 6524 290 İbn-i Ebi'l-Hadid, Nehcü'l-Belağa Şerhi, c. 9, s. 28-29
