HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (7)
ağır başlısı, hâlimidir." Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Mirac Gecesi Beni göğe götürdüklerinde peygamberleri topladılar. Ben de onlarla beraber oturdum. Bir melek gelerek Bana şöyle dedi: `Allah-u Teala buyuruyor ki; `Bu peygamberlerden ne üzere gönderildiklerini sor.' `Ne üzere gönderildiniz' diye sorduğumda; `Senin velayetin ve Ali bin Ebi Tâlib'in velayeti üzere gönderildik' dediler." Hz. Ali'nin imameti ile ilgili en büyük delillerden biri olan "Menzilet Hadisi" ise şöyledir: Sa'd bin Ebi Vakkas şöyle diyor: "Resûlullah (s.a.v.), Tebük Gazvesinde Hz. Ali (a.s.)'ı Kendi yerine halife tayin etti. Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.): `Ya Resulallah, Beni kadın ve çocuklar arasında mı halife ettin?' dediğinde, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdular: Acaba Bana olan nispetinin Harun'un Musa'ya olan nispeti gibi olmasına razı olmuyor musun? Şu farkla ki, Benden sonra peygamber yoktur." 241 Hz. Ali'nin (a.s.) vasiliğine delil: İnzar ayeti Resûlullah (s.a.v.)'e nâzil olduğunda O akrabalarını yemeğe davet etti. Yemeklerini yedikten sonra ayağa kalkarak şöyle buyurdular: "Ey Abdulmuttaliboğulları! Allah-u Teala, Beni bütün halka genel olarak ve size de özel olarak peygamber göndermiş ve Bana `yakın akrabalarını korkut' emrini vermiştir. Ben de sizi dile hafif gelen ama terazide ağır olan iki söze davet ediyorum. Eğer onları kabul ederseniz Arap ve gayri Arab'a hakim olursunuz ve bütün ümmetler sizin emriniz altında olurlar; onlarla cenne241 Zehâirü'l-Ukba, s. 63; Menâkıb-ü Harezmî s. 59; Müstedrek-ü Ala's-Sahihayn, c. 3, s. 133
