HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (8)
te girer ve onlarla cehennem ateşinden kurtulursunuz. O iki söz, `Allah'tan gayri bir ma'budun olmadığına ve Benim de O'nun elçisi olduğuma şehadet getirmektir.' Her kim bu konuda (herkesten önce) Benim davetime icabet eder ve bu risâleti gerçekleştirmemde Bana yardımcı olursa Benim kardeşim, vasim, vezirim, varisim ve Benden sonra halifem olacaktır." O mecliste hazır bulunanlardan, on yaşında olan Hz. Ali (a.s.)'dan başka hiç kimse cevap vermedi. Resûlullah (s.a.v.) bu sözü üç kez tekrarladı. Her üç defasında da Hz. Ali'den (a.s.) başka O'nun davetini kabul eden olmadı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) orada hazır olan cemaate şöyle buyurdular: "Bu (Ali), sizin aranızda Benim kardeşim, vasim ve halifemdir." 242 Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Ali (a.s.) Kur'an iledir. Kur'an da Ali iledir. Bunlar Kevser havuzunun başında Bana gelinceye dek birbirlerinden ayrılmazlar." 243 Yine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Ali'den ayrılan Benden ayrılmıştır; Benden ayrılan ise Allah'tan ayrılmıştır." 244 Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ya Ali! Mü'minden başkası Seni sevmez; münafıktan başkası da Sana buğzetmez." 245 Yezid bin Ka'neb şöyle diyor: 242 Tarih-i Taberî, c. 2, s. 217; İrşad-ı Müfid, c. 1, bölüm 7; Yenabiu'l-Mevedde, s. 105 243 Mustedrek-u Ala's-Sahihayn, c. 3, s.124 244 Menâkıb-i Harezmî, s. 56 245 Sahih-i Müslim, c. 1, s. 120
