EVLİLİK AKDİ İLK ÖNCE MELEKÛT ÂLEMİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR (3)
Ve Rahil adındaki melek, barigahı perdesinden ve Allah'ın dergahından nurdan minber kurup, gayet açık bir dille nikah hutbesini okuyup Fâtıma'yı Murteza'ya nikahlasın.' Rabbinin bu emri yerine getirildi. Ben ki, Cebrail'im, bu nikah fermanının sûretini bir ipeğe yazarak cennet haznedarına teslim ettim. Nikah işi bitince cennet odalarındaki el değmemiş kadınlar tabak tabak sümbül ve karanfil saçtılar. Tûba ağacı açtığı çiçeklerini onların üzerlerine saçtı. Huri gelinler süslü elbiselerini onların geçeceği yollara bırakarak eğlence törenini tamamladılar. Bu getirdiğim sümbül ve karanfil o saçılanlardandır!" İbn-i Şehrâşub şöyle diyor: "Bazı kitaplarda Rahil'in Beytü'lMâmur'da, yedi kat olan gök ehlinden bir kalabalığın içinde (Fâtıma ve Ali'nin evlilik akdini) şöyle okuduğu geçer: `Evvellerin evvelliğinden önce evvel olan ve âlemdekilerin yok oluşundan sonra Bâki kalan Allah'a hamd olsun. Bizleri ruhanî melek karar kıldığı ve Rablığını ikrar etmemizden dolayı O'nu överiz. Bize bağışladığı nimetlere şükredenleriz, bizleri günahlardan sakladı, ayıplardan gizledi, göklerine yerleştirdi, ilahi mevkiine yaklaştırdı, şehvetlere meyletmekten sakladı, rağbetimizi Kendisini takdis ve tesbih etmekte karar kıldı. O rahmetini yayandır, nimetini bağışlayandır. Yeryüzündeki müşriklerin şirk koştuklarından münezzehtir. O, dinsizlerin yalanlarından da azametiyle yücedir.' Daha sonra bir söz söyledi ve şöyle devam etti: `Cebbar olan Allah, kereminin seçkinini ve azametinin kulunu; kadınların en üstününe, peygamberlerin en hayırlısının ve resullerin efendisinin ve muttakilerin imamının kızına nikahlamayı diledi. Sonra Allah O Peygamberin ipini kendi ailesinden ve yardımcısı olan bir adamın ipine bağladı. O; davetini tasdik eden, sözlerini yerine getiren Resûlullah'ın (s.a.v.) kızı Betül (a.s.) ile bağ-ı Kur'an Ali'dir (a.s.).'
