EVLİLİK AKDİ İLK ÖNCE MELEKÛT ÂLEMİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR (2)


`Hamd, nimetleriyle övülen ve kudretiyle tapılan Allah'a mahsustur. Saltanatında itaat edilendir, azabından korkulandır, yanındakine rağbet edilendir, yeryüzünde ve gökte emri geçendir. Öyle bir ma'buddur ki, halkı kudretiyle yarattı, hükümleriyle onları birbirinden ayırdı, diniyle onlara izzet bağışladı, peygamberi Muhammed (s.a.v.) ile onları şereflendirdi. Sonra Allah, damatlığı sonradan katılan bir nispet (insanın sonradan edindiği bir akrabalık) ve farz kılıp soyundan bir damat vasıtasıyla akrabaları birbirine bağladı, kullarını da bu işe emretti. Ve ismi yüce olan Allah şöyle buyurdu: `Yine O Allah'tır ki insanı sudan (nutfeden) yaratmış ve onu iki kısım (bağı) biri erkek tarafı, diğeri de kadın tarafı olarak karar kılmıştır. Rabbin her şeye kadirdir.' Öyleyse, Allah'ın emri kazasına caridir, kazası da kaderine doğru. Bundan dolayı her kaza için bir kader, her kader için bir müddet ve her müddet için bir kitap vardır. Allah dilediğini siler, dilediğini de yerinde bırakır. Kitabın aslı O'nun katındadır.' Daha sonra şöyle buyurdu: `Eğer buna razı olursa Fâtıma'yı dört yüz miskal mehir karşılığında Ali'ye nikahlıyorum ve buna da sizleri şahit tutuyorum.' Resûlullah (s.a.v.) O'nu (Ali'yi) bir iş için gönderdiğinden dolayı orada bulunmuyordu." 185 "Menâkıb-i Harzemî"de şunlar yazmaktadır: "Cebrail, Resûlullah (s.a.v.) Hazretlerinin huzuruna gelip cennetten bir miktar karanfil ve sümbül getirip dedi ki: Ey Allah'ın Resulü (s.a.v.), Rabbin buyurdu ki: `Cennet meydanı süslenip bezensin, tûba ağacı çiçekler versin. Melekler arz-ı esma gününde Adem'in vaktiyle hutbe okuduğu yerde toplansınlar, huri ve gılman düğün yerini hazırlasınlar. 185 Allame Meclisi, Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 119, 29. rivayet