MÜBAREKE:


Hz. Fâtıma cennet kadınlarının efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in soyunu devam ettiren kişidir. İslam'ın bugünlere taşındığı ana kaynak olan imamların mübarek annesidir. Kur'an-ı Kerim'de, Kevser Sûresi ile O'nun bereketi ve hayrı anlatılmıştır. Cenab-ı Hak, Kevser Sûresi'nde: "Ey Muhammed, şüphesiz Biz Sana Kevser'i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan kin duyandır" buyurmuştur. Bilindiği gibi Resûlullah oğlu Kâsım'ın vefatından kısa bir süre sonra Abdullah'ı da kaybetmiştir. Hz. Peygamberin bu acılı halinden yararlanmak isteyen müşrikler, sevinç içinde idiler. Hatta içlerinden Ebu Cehil ve As b. Vail işi daha da ileri götürerek "Artık Muhammed ebterdir, soyu kesilmiştir" diye alay edecek kadar küstahlaşmışlardır. İşte Kevser Sûresi Resûlullah'ın bu acılı halini teskin etmek için nâzil olmuştur. Ve "Kevser" ifadesi Hz. Fâtıma için kullanılmıştır. TAHİRE: Hz. Fâtıma, hayatı boyunca kadınlara mahsus lohusalık kanı veya hayız kanı görmemiştir. İbn-i Abbas, Peygamberimizden şöyle rivayet eder: "Kızım Fâtıma beşerî bir huridir. Hayız kanı görmez, Allah O'nu ve sevenlerini ateşten koruduğu için Fâtıma adını almıştır." 164 İmam Muhammed Bâkır da Bihârü'l-Envâr isimli eserinde (43/19) aynı konuyu rivayet etmiştir. ÜMMÜL EİMME: İmamların anası mânâsınadır. Cennet gençlerinin efendisi Hz. 164 Tarih-i Bağdat, 12/331, Hadis no. 6772; Kenzü'l-Ummal, 12/109