HZ. FÂTIMA’NIN HAYATININ SON GÜNLERİNDE DAHİ DİKKAT ETTİĞİ HAYÂ VE İFFETİ (2)
Hz. Peygamber (s.a.v.) değerli kızı Fâtıma'nın (a.s.) yanına geldi. O'nu üzgün görünce: "Kızım neden üzgünsün?" diye sordu. Fâtıma (a.s.) cevaben şöyle dedi: "Babacığım! Kıyamet günü halkın çıplak olarak haşrolacağını hatırladım da ondan." Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kızım! O gün gerçekten çok korkunç bir gündür. Ama vahiy meleği (Cebrail) Allah tarafından Bana haber verdi ki; o gün toprağın atından çıkacak ilk şahıs Benim. Benden sonra atan İbrahim çıkacak, O'ndan sonra da eşin Emirü'l-Mü'minîn çıkacaktır. Bu esnada Allah-u Teala Cebrail'i bin melekle Sana doğru gönderecek ve kabrinin üzerine nurdan yedi kubbe dikilecektir. Daha sonra İsrafil, nurdan olan üç elbise ile başının üzerine duracak ve; `Ey Muhammed'in değerli kızı! Senin haşrolma günündür, kalk!' diye seslenecek. Sen de tam bir emniyet, huzur ve kâmil bir örtü içerisinde kalkacaksın. İsrafil o cennet elbisesini Sana verecek ve Sen de onları giyeceksin. Bu esnada Zukayil isminde diğer bir melek, yuları inciden olan ve arkasına da altından bir tahtırevan bırakılan bir bineği Senin için getirecek ve Sen tam bir azamet ve yücelikle o bineğe bineceksin . Zukayil, Senin önünde, ellerinde tesbih ve övgü bayrakları bulunan yetmiş bin melek olduğu halde bineğini çekecektir. Mahşere doğru hareket ettiğinde ise yetmiş bin huri Seni karşılamaya gelecekler Sana bakmakla neşet ve hoşnutluk içerisinde olacaklar. Onların her birinin elinde nurdan, havaya güzel koku saçan aletler vardır. Kendilerini yeşil zebercetten süslemiş ve başlarında da halis cevherlerden taçlar vardır." 148 148 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 225
