HZ. FÂTIMA’NIN HAYATININ SON GÜNLERİNDE DAHİ DİKKAT ETTİĞİ HAYÂ VE İFFETİ (3)


Hz. Ali (a.s.) şöyle buyuruyor: "Hz. Resûlullah (s.a.v.)'in huzurunda olduğumuz bir sırada şöyle buyurdular: `Müslüman bir kadın için en güzel şey nedir?' Bizim hepimiz doğru cevap vermekten aciz kaldık. Ben Resûlullah'ın (s.a.v.) huzurundan ayrılıp eve döndüm ve olayı Fâtıma'ya anlattım. Fâtıma cevaben şöyle dedi: `Müslüman kadın için en güzel şey, namahrem (yabancı) erkekleri görmemesi, namahrem erkeklerin de onu görmemesidir.' Sonra Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına vardım ve Fâtıma'nın verdiği cevabı söyledim. Hz. Peygamber (s.a.v.) Fâtıma'nın vermiş olduğu cevaptan dolayı o kadar hoşnut oldu ki: `Fâtıma, bedenimin bir parçasıdır' buyurdular." 149 Ali b. Hüseyin b. Ali (a.s.)'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Bir kör Resûlullah (s.a.v.)'in kızı Fâtıma'nın (a.s.) yanına gelmek için izin istedi. Fâtıma (a.s.) kendisini ondan sakladı. Resûlullah (s.a.v.) O'na dedi ki: `Niçin örtündün, o seni görmüyor ki?' Dedi ki: `Ya Resulallah! O Beni görmüyorsa, Ben ki onu görüyorum. Kaldı ki, o koku alabiliyor.' Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Şahitlik ederim ki Sen Benim bir parçamsın." Hz. Fâtıma (a.s.) kadınlar için en hayırlı olan şeyi anlatırken şöyle demiştir: "Kadınlar için en iyisi (yabancı) erkekleri görmemesi ve (yabancı) erkeklerin onları görmemeleridir." 150 149 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 54; c. 103, s. 238, az bir farkla. 150 Hilyetü'l-Evliya, c. 2, s. 40