HZ. HASAN’IN ORDUSUNUN SAYISI (5)
muhtemel kayıplarıyla ilgili bir sayı veriyor ve karşı safta da yer alsa insanların ölümünden sorumlu olmak istemediğini beyan ediyor. Yani yetmiş veya seksen bin kişi derken kastettiği tamamen kendi ordusu değil, muhtemelen, her iki taraftan da hayatını kaybetmesi mümkün olan asker sayısıdır). İbn-i Kuteybe ed-Dineverî: "...Diyorlar ki İmam Hasan Muaviye'ye biat ettikten sonra Muaviye Şam'a dönünce Irak halkının ileri gelenlerinden olan ve barış imzalanırken Kûfe'de olmayan Süleyman b. Surad, Hasan b. Ali'nin yanına gitti. İmam Hasan'ın huzuruna girince, "Selam olsun sana ey mü'minleri zelil eden" dedi. Hasan onun selamını aldıktan sonra şöyle dedi: "Otur. Allah babanı affetsin." Süleyman oturdu. Ve şöyle dedi: "Emrinde, Basralı ve Hicazlı taraftarların dışında senden maaş alan Irak halkından yüz bin silahlı ve bir o kadar da onların evlatları ve köleleri bulunmasına rağmen Muaviye'ye biat ettiğine inanamıyoruz." 500 Bu konuşmayı Seyyid Murtaza, "Tenzih'ul Enbiya"da; İbn-i Şehraşub, "el-Menakıb"da ve Allame Meclisî, "Biharu'l Envar"da nakletmişlerdir. Netice olarak Hz. Hasan'ın ordusunun sayısı ile ilgili şunu söyleyebiliriz: Hz. Hasan'ın Fars'taki memuru Ziyad, Muaviye'nin tehditlerine cevap verirken elindeki kuvvetin sayısı ile ilgili şunları söylüyor: "Ciğer yiyen kadının oğlu, nifak ocağı ve Ahzab'ın (Hendek Savaşı) artığı beni tehdit ediyor... Oysa benimle onun arasında emirlerinde, şehit oluncaya kadar cihadı bırakmayacak, can-ı gönülden emre amade, eli kılıçlı doksan bin (bir rivayete göre yetmiş bin) er bulunan Resulüllah'ın evlatları var. Vallahi eğer Muğire bana ulaşacak olursa beni çok sert ve saldırgan bulacaktır." 501 500 el-İmamet-u ve's-Siyase, İbn-i Kuteybe ed-Dineverî, s. 151 501 Yâkubî, c. 2, s. 194; İbn-i Esir, c. 3, s. 166
