MEVEDDET AYETİ (9)


desteklemiştir." 99 Bu ayetin bağlamı "akrabalık sevgisi" ifadesinin genelliğini veya mutlağını tahsis edici veya kayıtlandırıcı bir içeriğe sahip olmasına elverişli değildir. Dolayısıyla ayetten,100 risaletin ücreti olarak mü'min akrabaların sevilmesi şeklinde bir anlamı çıkaramayız. Kaldı ki, söylendiği türden bir özel sevgi de Kureyş'e veya bütün insanlara yönelik bir hitapla örtüşmez. Bilakis, İslam'ın teşvik ettiği şey, insanların Allah için birbirlerini sevmeleridir. Bu bağlamda akrabalığın bir özelliği olamaz. Akrabalığa ve sıla-i rahme büyük bir önem verildiği doğrudur; ancak bu, sıla-i rahim ve mal sevgisine rağmen akrabalara vermek niteliğindedir. Akrabaları sevme adına belirginleşen bir husus değildir. Çünkü sadece Allah için sevmek vardır. Dolayısıyla, "ayette geçen akrabalık sevgisi, akrabalarla ilişkileri sürdürmekten, mal vermek suretiyle onlara iyilik etmekten kinayedir" demenin mantıklı bir dayanağı yoktur. Çünkü ayette, bununla, İslam'ın teşvik ettiği Allah için sevmeye aykırı da olsa, ifadenin gerçek anlamının kastedilmesini engelleyen bir husus söz konusu değildir. 5- Bazılarına göre, ayette geçen "el-kurba" kelimesi, Allah'a yaklaşma anlamında kullanılmıştır. Yaklaşma sevgisi de, itaat ve yaklaşma şeklinde Allah'a yönelik sevgiyi göstermek anlamındadır. Dolayısıyla cümlenin anlamı şöyledir: "Size yönelttiğim çağrıya karşılık, yaklaşma çabası içine girmek suretiyle Allah'a sevginizi göstermenizden başka bir ücret istemiyorum." Bu anlamı esas aldığımız zaman "akrabalık sevgisinden başka" ifadesine belirsizlik hakim olur. Böyle olunca da müşriklere yönelik hitabın bağlamında böyle bir ifadeye yer vermek uygun düşmez. Özellikle, bu ifadenin anlam kapsamına yaklaşma çabasıyla Allah'a sevgi göstermek -veya O'nun sevgisine nail olmakhususu 99 Mücadele, 22 100 Şûra, 23