3- İKİ ORDU ARASINDAKİ SAYI DENGESİZLİĞİ (4)


Muhtar b. Ebu Ubeyde, Medain'in temsilcisi olan amcası Sa'd b. Mes'ud'a şöyle dedi: `Servet ve şeref istiyor musun?' O da; `Nerde ve nasıl?' deyince, Muhtar; `Hasan'ı yakalayıp Muaviye'ye teslim ederek bunu elde edebilirsin' dedi. Sa'd ise; `Allah'ın lâneti sana olsun! Demek, Allah'ın Resulü'nün kızının oğlu ile savaşacak ve elini ayağını bağlayıp teslim edeceğim ha! Ne namert biriymişsin sen!' cevabını verdi. İmam Hasan (a.s.) durumunun elverişsizliğini görünce, barış istemek için Muaviye'ye adam gönderdi. Muaviye de, Abdullah b. Amir ve Abdurrahman b. Semure b. Habib b. Abdu Şems'i, Medain'de bulunan İmam Hasan'a (a.s.) gönderdi. Onlar da İmam'ın önerilerini kabul edip barış anlaşması yaptılar." 3- İbn'ül Esir (el-Kâmil) Tarihi: "Hasan (a.s.) Medain'e vardığında, ordunun safları arasında biri şöyle seslendi: `Ey Millet! Kays b. Sa'd öldürüldü, kaçın!' Halk bu sözü duyunca kaçmaya ve İmam'ın her şeyini yağmalamaya başladı..." (Bundan sonra, daha önce Taberî'den naklettiğimiz sözleri o da aktarıyor ve) ardından şunları söylüyor: "... Bazıları Hasan'ın, işi Muaviye'ye bırakmasının sebebini şöyle açıklarlar: Muaviye, hilafetin teslim edilmesi hususunda (evet, aynen böyle geçer) İmam Hasan'la (a.s.) yazışmalarda bulunuyordu, işte o dönemde İmam Hasan (a.s.) halka bir hutbe irad etti. Hutbesinde, Allah'a hamd ü senâdan sonra şöyle buyurdu: "Allah'a and olsun ki, bizim, Şam halkı ile aramızda geçen davamızda bir şüphe ve pişmanlığımız olmamıştır; lâkin biz onlarla birlik, beraberlik ve sabrımızın yardımıyla savaşıyorduk. Şimdi ise birlik, beraberliğin yerini düşmanlıklar, sabrın yerini de sabırsızlık ve karmaşa ortamı almıştır. Sizler Sıffin Savaşı'na giderken dininizi dünyanıza tercih etmiştiniz; fakat şimdi, dünyanızı dininizin önüne geçirmektesiniz. Şu anda sizler iki maktul arasında bulunmaktasınız: Kendisine ağladığınız Sıffin