VE İLK OK ATILIYOR, SAVAŞ BAŞLIYOR (2)
İmam Hüseyin (a.s.) ve ashabı artık cennetin kapılarının kendilerine aralandığını hissediyorlardı. İmam Hüseyin (a.s.) Tasua gecesinde bahsettiği ölümü şimdi yine tarif ediyordu: "Ey yüce insanlar! Kendisinden kurtulması mümkün olmayan ölüme hazırlanın. Şüphesiz ki bu oklar, onların sizlere gönderdikleri ölüm elçileridir. Allah'a and olsun ki, siz ile cennet ve cehennem arasında ancak ölüm köprüsü vardır; bu köprü sizleri cennete, onları ise cehenneme götürür." 549 İmam Hüseyin (a.s.)'ın az olan ashabının verdiği mücadele öyle görülmeye değerdi ki, "o ashabdan biri on kişi, yirmi kişi öldürmeden öldürülmüyordu." 550 Savaşın iyice kızıştığı bir anda ok taarruzunun altında cesaretinden, ümidinden ve Cenab-ı Hakka olan güveninden zerre yitirmeyen İmam Hüseyin (a.s.) ashabına şöyle seslendi: "Yahudiler, Allah'a evlat isnat ettiklerinde Allah'ın gazabı onların hakkında şiddetli oldu, Hıristiyanlar da Allah'ı üçün üçüncüsü kıldıklarında, Allah'ın gazabı onların hakkında da şiddetli oldu. Mecusiler (ateşe tapanlar) de Allah'ı bırakıp güneşe, aya taptıklarında yine, Allah'ın gazabı onların hakkında şiddetli oldu, başka bir kavim de kendi peygamberlerinin torununu öldürmeye karar alıp ittifak ettiklerinde Allah'ın gazabı onların hakkında da şiddetli oldu. Allah'a and olsun, bilin ki ben kendi kanımla boyanıp Allah'la mülakat edinceye kadar, onların isteklerinin hiçbirine müspet cevap vermeyeceğim." Ve son olarak şunları buyurdu: "Acaba feryadımıza yetişip 549 el-Luhuf, s. 89 550 Siretu'l-Eimmeti'l-İsna Aşer, c. 2, s. 76
