TASUA GECESİNDE BIRAKILAN VASİYET (4)
Babam Hüseyin (a.s.) onun yanına vardı, ayılınca ona, "Ey kardeşim Allah'tan kork! Sen Allah'ın öğrettiği şekilde musibete katlan, inna lillahi ve inna ileyhi raciun, de! İyi bil ki, yeryüzü halkı hep ölürler, gök halkı kalırlar. Yeri kudretiyle yaratan, yarattıklarını öldükten sonra dirilten, bir ve tek olan Allah'ın zâtından başka her şey yok olucudur. Babam benden hayırlı idi. Annem de benden hayırlı idi. Kardeşim de benden hayırlı idi. Benim için de, onlar için de ve her Müslüman için de, Resulüllah (s.a.v.) güzel bir örnektir" diyerek ona böyle ve buna benzer daha başka sözlerle sabır tavsiye ettikten sonra, "Ey kardeşim! Sana and veriyorum. Yeminimden çekin de ben öldüğüm zaman benim için üstünü başını yrtma, yüzünü tırmalama, benim için ah vah etmeyi, helak olmayı bırak" dedi. Onu getirip yanıma oturttu. Kendisi ashabının yanına gitti. Çadırlarını birbirlerine yaklaştırmalarını, çadır iplerini birbirine geçirip dolaştırmalarını, çadırlar arasında düşmanlarını tek yönden karşılayacak şekilde çıkış kapısı bırakmalarını emretti." 523 523 Taberî, Tarih, c. 6, s. 239-240
