TASUA GECESİNDE BIRAKILAN VASİYET (2)


Ve her canlı bu yolun yolcusudur." İmam Seccad (a.s.) daha sonra şöyle dedi: "Ben İmam (a.s.)'ın bu şiirinden şehadet haberini ilan ettiğini anladım, bunun için gözlerim yaşla doldu ama kendimi tuttum. Fakat yatağımın kenarında oturan ve bu şiirleri duyan halam Zeyneb (a.s.), İmam (a.s.)'ın ashabı dağılır dağılmaz İmam'ın çadırına gelip, şöyle dedi: "Yazıklar olsun bana! Keşke ölseydim de böyle bir gün görmeseydim. Ey ölenlerimin yadigârı! Ey kalanlarımın sığınağı! Bu olay adeta bütün büyüklerimizin (babam Ali (a.s.), annem Zehra (a.s.) ve kardeşim Hasan) musibetlerini canlandırdı." İmam (a.s.), Zeyneb-i Kübra'yı teselli etti ve ona sabretmeyi de tavsiye ederek şöyle buyurdu: "Ey bacım! Allah'ın takdirine sabret. Bil ki, yeryüzünün ehli ölecektir, göklerin ehli de bâki kalmayacaktır. Yeryüzünü kendi kudreti ile yaratan ve insanları diriltecek olan Yüce Allah'ın zâtından başka bütün varlıklar yok olucudur. Ve O Allah tektir. Babam, annem ve kardeşim Hasan (a.s.) benden daha iyi idiler. Buna rağmen hepsi ahirete göç ettiler. Resulüllah (s.a.v.)'de benim için ve her Müslüman için güzel bir örnek vardır. Resulüllah (s.a.v.) de Bekâ âlemine göç etti. Ey bacım! Ümmü Gülsüm (a.s.), ey Fatıma (a.s.), ey Rubab! Ben öldüğümde sakın yakanızı parçalamayın, yüzünüzü tırmalamayın ve size yakışmayacak bir söz söylemeyin." 522 O gece gelişen olaylar Taberî'nin Tarih'inde şu şekilde yer almıştır: 522 Ensab'ul Eşraf, c. 3, s. 185