TALHA VE ZÜBEYR’İN ANLAŞMAZLIĞI (6)


"Haberiniz olsun, yaralılara dokunulmayacak, arkasını dönüp kaçanlar takip edilmeyecek. Dönüp gidene de mızrak fırlatılmayacak. Silahını bırakan evine girip kapısını kapatan güvende olacak. Savaş meydanında bulunan silah ve benzeri savaşta kullanılan teçhizat dışında Cemel ordusunun mallarına el konulmayacak. Savaş alanında ele geçirilen silah gibi şeylerin dışındaki mallar mirasçılarına aittir." 1325 Hz. Ali Basralı askerlere de duyuru yaptırdı, "Askerlerimizin yanında malı olan varsa gelsin alsın" denildi. 1326 Hz. Ali'nin ordusunda bulunan bazı kimseler şöyle dedi: "Ey Emirü'l-mü'minin, onların kanları bize helal oluyor da eşleri niçin olmuyor." Hz. Ali, "Kıble ehli hakkındaki uygulama budur" dedi. Ve sonra ekledi: "Hadi o zaman söyleyin, onların reisi olan Aişe kimin payına düşecek?" Adamlar derhal dağıldılar ve "Allah'a istiğfar ederiz" dediler. Hatalarını anlamışlardı. Ancak Hz. Ali askerlerine Beyt'ül-mâl'den beşer yüz dirhem pay verdi. 1327 Hz. Ali, Cemel savaşından sonra büyük bir hüzün içinde savaş meydanını gezdi. Muhammed b. Talha'yı gördü. "Allah'a and olsun ki sâlih bir gençti" dedi. Daha sonra öldürülenlere mağfiret edilmesi için dua etti. Ve rahmet okudu. Bazılarını zikrederek hayır ve salah ehli olduklarını söyledi. 1328 Esasen Hz. Ali bu savaşı hiç istememiş, her türlü barış yolunu denemiş ancak başarılı olamamıştı. 1325 Tarih-i Yâkubi, c. 2, s. 172; Mürucu'z-Zeheb, c. 2, s. 371 1326 Hilafet-ü Ali, s. 168; Musannef, İbn Ebi Şeybe, c. 15, s. 286 1327 Musannef, İbn-i Ebi Şeybe, c. 15, s. 286; Fethu'l-Bâri, c. 13, s. 57 1328 Musannef, İbn-i Ebi Şeybe, c. 15, s. 261; El-Müstedrek, c. 3, s. 103, 104, 375
Scroll to top