SÜLEYMAN BİN SURED DOSTLARINI DAVET EDİYOR (3)
Ancak bu durumdan haberdar olan Kûfe Valisi Abdullah b.Yezid, Kerbela olaylarında kendisinin hiçbir dahli olmadığını söyleyerek asıl hedef olarak Ubeydullah'ı göstermiştir. Kûfe Valisi Abdullah b. Yezid Tevvabun'un kendisini hedef aldığını öğrenince minbere çıkarak şöyle bir konuşma yapmıştır: "Bana bu şehrin halkından bir topluluğun bize karşı çıkmak istedikleri haberi geldi. İleri sürdükleri şeyin ne olduğunu sordum. Bana ifade edildiğine göre onlar, Allah rahmet eylesin Hüseyin b. Ali (a.s.)'ın kanını talep etmenin peşinde imişler. Allah'a and olsun ki, bana onların evleri gösterildi ve benden onları yakalamam istendi. Ve bana, "Onlar sana karşı harekete geçmeden evvel sen davran" dendi. Ben ise, buna yanaşmadım ve, "Eğer onlar benimle savaşırlarsa, ben de onlarla savaşırım ama onlar beni bırakırlarsa ben de onların ardına düşmem" dedim. Ve bu insanlar benimle neden savaşacaklar? Vallahi ben ne Hüseyin (a.s.)'ı öldürdüm ve ne de onun katillerindenim. Üstelik onun öldürülmesini bir facia olarak telakki ettim. Eğer bu topluluk kendilerine güveniyorsa, ayaklansın, açıkça ortaya çıksın ve el-Hüseyin (a.s.)'ı öldürenlerin üzerine yürüsün ve onlarla karşılaşsın; ben de onun katillerine karşı kendilerine yardımcı olayım. Şu İbn-i Ziyad, el-Hüseyin (a.s.)'ın, sizin en hayırlılarınızın ve ileri gelenlerinizin katilidir. Şu anda da sizin üzerinize yürümektedir. İbn-i Sured'e söz verenlerin, İbn-i Ziyad'ın Menhic köprüsüne bir gecelik mesafede olduğunu bilerek savaşa hazırlanması, onunla savaşması, aranıza düşmanlık sokmanızdan, birbirinizi öldürmenizden ve birbirinizin kanını dökmenizden daha iyi ve daha doğrudur. Bu düşman yarın sizin karşınıza çıkacak ve sizi köle kılacaktır. Vallahi bu düşmanınızın arzu ve dileğidir.
