SİYASÎ DİPLOMASİ VE MEKTUPLARIN TAŞIDIĞI HİKMETLER (9)
ve kültürünü artırmasının faydaları açıktır. Lisan, insanlar arasında bir anlaşma yolu, bir iletişim aracıdır. İslam'ı tebliğ etmede en etkili bir vasıtadır. Tebliğcide olması gereken ilk ve en önemli vasıflardan biri, dilini iyi bilmesi ve iyi konuşmacı olmasıdır. Yalnız bununla kalmayıp, başka milletlerin lisanını da iyi sayılabilecek bir derecede öğrenmek ve bu sayede Allah'ın dinini, değişik ırklardan ve milletlerden insanlara anlatmak sûretiyle tebliğinin sınırlarını genişletmek de, tebliğ yapan kimsenin özellikleri arasında olmalıdır. Çünkü, başta da anlatıldığı gibi, dil, dini anlatmak için bir araçtır. Başka bir deyişle dil, din içindir. Bu hakikati iyi kavramak ve bu etkili aracı İslam'ın yayılması ve değişik insanlara ulaşması yolunda kullanmak, Müslümanların vazifesidir. Tebliğcide bulunması gereken ikinci önemli özellik ise; dilini iyi bilmekle kalmayıp, dinini de çok iyi bilmesidir. Bunun için de, dinini her yönüyle yaşaması ve Resulûllah'ın buyurduğu gibi, "Allah'a teslim olan Müslümanlardan" olması zaruridir. İslam'ı serbestçe yaşayabilmek için küçük bir Müslüman grupla Habeşistan'a göç eden Hz. Câfer'in, Necaşi'nin huzurunda yaptığı konuşma bu konuya güzel bir örnektir. Dinini ve dilini iyi bilen hem güçlü bir hatip, hem de İslam'ı yaşamayı ve yaşatmayı kendine gaye edinmiş, imanı kemâle ermiş bir Müslüman olan Hz. Câfer, Habeş Necaşisinin huzurunda şöyle bir konuşma yapmıştı: "Ey hükümdar! Biz cahiliyet üzere olan bir kavimdik. Putlara tapar, leş yer, fuhuş işlerdik. Akrabalara küser, komşuluk hakkına riayet etmezdik. Zayıf, kuvvetlinin esiriydi. Biz bu hâl üzereyken, Allah, içimizden bir peygamber gönderdi. Nesebi ve asaleti, sadakat ve emaneti, şeref ve namuskârlığı hepimizce malumdur. O, bizi bir (olan) Allah'a davet ediyor. Atalarımızın tapınageldikleri putları, ağaç ve taş parçalarını terk etmemizi söylüyor. Bize doğru söylemeyi, emanete ve akrabalık bağına riayet etmeyi, komşularla iyi geçinmeyi, haramdan, kan dökmekten sakınmayı bildiriyor. Fuhuştan, yalandan, yetim malı yemekten, namuslu ka-
