SELMAN’IN SAKİFE OLAYINDAKİ MUHALEFETİ (2)


O zaman Hz. Ali halkın vefasızlığını görünce hakkından vazgeçip evine kapandı. Ama boş durmadı. Bu süre içinde Kur'an'ı toplamaya başladı." 1496 Selman-ı Farisî her fırsatta Hz. Ali'nin hilafet ve imamet hakkını vurgulayan konuşmalar yapıyordu: "Allah'a yemin olsun ki, Peygamberin vasiyeti ve ahdinize vefasızlığınızda her geçen gün daha da kötüleşiyorsunuz. Ve Ben-i İsrail kavminin akıbetine düçar olacaksınız. Eğer Hz. Ali'nin velayet ve hilafetine sarılırsanız Allah'a yemin olsun ki yeryüzünün ve gökyüzünün nimet kapılarını sizlere açar. Ben sizleri uyarıyorum, şu andan itibaren sizlerle olan arkadaşlık ve dinî kardeşlik bağlarımı koparıyorum." 1497 İmam Sâdık, Selman hakkında şöyle buyuruyor: "İmanın on derecesi vardır, Mikdad sekiz, Ebuzer dokuz ve Selman ise tamamına sahipti." 1498 Keşşi, İmam Sâdık'ın şöyle dediğini rivayet ediyor: "Selman, ilm-i evveli ve ahiri öğrenmişti, o ilim deryası ve biz Ehl-i Beyt'tendir." Selman'ın en büyük faziletlerinden biri de Hz. Ali'nin mucizevi bir şekilde Medine'den Medain'e gelerek Selman'ın gusül kefen ve defin işlerini yapmasıdır." 1499 Câbir b. Abdullah Ensari şöyle anlatıyor: "Bir gün Hz. Ali Medine'de bizimle sabah namazını kıldıktan sonra cemaate şöyle hitap etti: `Ey cemaat ! Yüce Allah, kardeşiniz Selman'ın vefatında sabırlarınızdan dolayı sizlere mükafat versin.' 1496 Şerh-u Nehcü'l Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 11, s. 14 1497 Rical-i Keşşi, s. 20, 24 1498 Biharü'l-Envar, c. 32, s. 341 1499 Menakib-i İbn-i Şehraşub, c. 2, s. 301; Biharü'l-Envar, c. 22, s. 373
Scroll to top