SAVAŞIN BAŞLAMASI (2)


gibi sahabelerdi. Rivayete göre Huneyn günü dağılmayıp, savaşa devam edenlerin sayısı 80, diğer bir rivayete göre 100 kişiydi. 96 Resulûllah, boz katırı üzerinde düşmanın içine dalmak istiyor, ancak Hz. Abbas, katırın dizginlerini tutarak O'na engel olmaya çalışıyordu. Peygamberimiz, seslenmesine rağmen halkın geri dönmediğini görünce, sesinin gürlüğüyle tanınan Hz. Abbas'a halka seslenmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Abbas, "Ey Ashab-ı Semre; ey insanlar!" diye bağırarak, Müslümanları ayıltmaya başladı. Yavaş yavaş toplanan Müslümanlar, tekrar Hevazinlilerle çarpışmaya giriştiler. Düşman yavaş yavaş bozguna uğramaya ve kaçışmaya başladı. Peygamberimiz, dua ederek Allah'tan yardım ve zafer diledi. Sonra yerden bir avuç kum alarak müşriklerin yüzlerine doğru atıp savurdu. Bir mucize olarak, Hevazinlilerden gözlerine toprak dolmadık hiç kimse kalmadı. Nihayet, yenilgiye uğrayan Hevazinlilerin komutanı Mâlik b. Avf, kaçarak Bif Kalesi'ne sığındı. Resulûllah, Huneyn'de elde edilen ganimet mallarının, Cirâne'ye götürülüp, orada tutulması için emir verdi. Hz. Peygamberin sütkardeşi, Ben-i Sa'd kabilesinden Şeyma da esirler arasındaydı. Kendisini esir edenlere, "Ben, sizin efendinizin sütkardeşiyim" deyince, Peygamberimizin huzuruna getirildi. O'na omuzundaki ısırık izini gösterdi. Resulûllah, çocukken, onun omuzunu kuvvetli ısırmıştı. Resulûllah, sütanne ve babasının daha önce öldüklerini öğrenmişti. Şeyma'ya, isterse yanında kalabileceğini, eğer istemezse mal vererek onu kavminin yanına göndereceğini söyledi. Şeyma kavminin yanına gitmek istedi. Müslüman oldu. Peygamberimiz ona bir erkek, bir de kadın köle verdi. 97 96 Vakıdî-Megazî, c. 3, s. 901 97 İbn-i İshak, İbn-i Hişâm, Sîre, c. 4, s. 101