SAVAŞA DOĞRU (2)


yapmadığı, O'nun vasıtasıyla hakkı ortaya çıkarıp şirki yerle bir ettiği halde Allah onu katına aldı. Ve Kureyş'i O'na has kılarak, "bu Kur'an seni ve kavmini hatırlatır" buyurdu. Bu dünyadan göçünce de O'ndan sonra kimin iktidara geleceği hususunda Araplar arasında ihtilaf çıktı. Kureyş dedi ki, "Biz O'nun akrabaları, yakınları ve soyunun koruyucularıyız. Dolayısıyla O'ndan sonra hükümete gelmek ve hilafeti ele almak konusunda bizimle tartışmanız doğru değil." Araplar, Kureyş'in bu delilini kabul edip onların isteklerini kabul ettiler, onları ağırlayarak, hükümet makamını onlara teslim ettiler. Sonra biz de Kureyş'e onların Araplara söylediklerini söyledik fakat onlar bize karşı Araplar gibi insaflı davranmadılar. Kureyşliler istidlal güçleri ve düşman çetelerinden birinin davranması sonucu hükümeti elde ettiler. Fakat sıra bizim istidlalimiz ve onların insafına gelince, bizden uzak durdular ve bize karşı zulüm, düşmanlık ve haksızlıkta el birlik olup bize sulta kurdular. Ve yönetimi ele geçirdiler. Evet, biz onlarla Allah'ın huzurunda görüşeceğiz, bizim sahibimiz ve yardımcımız O'dur. Biz o gün birilerinin bizim hakkımızı gasp etmesine ve bizim ailemize ait olan hükümete el uzatmasına çok şaşırmıştık. Fakat onlar faziletli ve İslam dininde saygın mazileri olan kimseler oldukları için münafıklar ve din düşmanlarının bu vesileyle dine bir zarar vermelerine veya onda bir fesat çıkarmak için bir yol bulmalarına engel olmak gayesiyle onlarla kavga etmekten sakındık. Fakat bugün insanlar, senin bu makama el uzatmana şaşırıyorsa yeridir, çünkü senin ne İslamî bir faziletin var, ne iyi ve güzel bir eser bırakmışsın, dolayısıyla hiçbir açıdan bu makama layık değilsin. Dahası, sen düşman çetelerinden birinin çocuğu, Kureyş içinde Resulüllah'a ve Kur'an'a karşı savaşan en büyük düşmanlardan birinin oğlusun... Allah senin şerrinden ümmeti koruyacak ve yakın-