SAKİFLER’İN MÜSLÜMAN OLMALARI (2)


leri idi. Putu yıkmaları birden bire oluyordu ve onlar için bu çok zor olacaktı. Sakifliler, yıkma işini Resulûllah'a havale ettiler. O da Halid b. Velid başkanlığında Ebu Süfyan b. Harb'in de bulunduğu bir topluluğu bu iş için görevlendirdi. Put yıkılırken, Sakif kadınları ağlayıp feryat ediyorlardı. Ebu Süfyan da, onlarla alay ediyordu. Sakiflilere, Osman b. Abdi'l-As vali tayin edildi. Kendisi Resulûllah'a gelen heyetin en genci idi. Heyet içinde İslam'a en meraklı olan kişi de o idi. Sık sık Resulûllah'a gider O'nunla dinî sohbet ederdi. O'nu bulamadığı zamanlarda Hz. Ebubekir'i bulup, onunla konuşurdu. Sakif heyetinin arkasından, her bölgeden Arap heyetler Medine'ye geldiler. Hepsi Müslüman olduklarını Resulûllah'a bildirdiler. Zaten onların bekledikleri Kureyş idi. Çünkü, Kureyş, Arapların yakından takip ettiği gözde durumunda topluluk idi. Onlar da Müslüman olduktan sonra kendileri için başka yol kalmıyordu. Müslümanlara karşı koyacak bir güç kalmamıştı. Ve akın akın insanlar İslam'a koşuyorlardı. Bu konuda Cenâb-ı Hak şöyle beyan buyuruyor: "Allah'ın yardımı ulaşıp fetih müyesser olunca, insanların da fevc fevc Allah'ın dinine girdiğini görünce, artık Allah'ına hamd edip O'nu tesbih et, O'na sığın ki, O tevbeleri çok kabul eder." 125 Gelen bu heyetlerin çok olması sebebiyle, Hicret'in bu 9. senesine "Senetü'l-Vüfûd" yani "Heyetler Senesi" denir. Artık sadece Arap Yarımadası değil, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar, Müslüman olduklarını beyan için Medine'ye koşuyorlardı. Resulûllah da, özellikle yarımada insanının kalbine İslam'ı tam yerleştirmek ve bilgi sahibi yapmak için her tarafa elçiler göndermeye başladı. Halid b. Velid, Necran'a; Hz. Ali, Yemen'e; Ebu Musa el-Eşari ve Muaz b. Cebel de yine Yemen'in değişik bölgelerine gönderildi. 125 Nasr Sûresi