SADECE RESULÛLLAH’A AİT ÖZELLİK VE MUCİZELER (3)
İbrahim Peygambere ateşten kurtulmak mucizesi lâyık görülmüş ise, Mi'rac Gecesi dünya semaının altında, bir ateş deryası geçtikleri de rivayet olunan Kâinat Efendisi'ne ise, bunların da fevkinde had ve fitne ateşini söndürmesi ihsan olundu. Hz. İbrahim'e dostluk makamı açıldıysa, O'na da Allah'ın Habibi olmak gibi misilsiz bir şeref bahşedildi. Bir hadis, Hz. İbrahim'e şefaat için başvuranların şu cevabı aldıklarını kaydeder: "Ben hicab perdesinden Allah dostu oldum. Başvurulması gereken Allah'ın Sevgilisi'dir" ve yine Hz. İbrahim'e Kâbe'yi bina etmek nasip olduysa, Kâinatın Efendisi'ne de Kâbe'nin makamındaki "Hacerü'l-Esved"i yerine yerleştirmek; yani Kâbe'nin mânâsını tamamlamak nasip oldu. Eğer Musa Peygamber, asasını ejderhaya çevirdi ise, O da, nice şeytanları yola getirdi. İmam-ı Fahri Razi, "Tefsir-i Kebir" isimli eserinde şöyle yazıyor: "Ebu Cehil bir gün, Allah'ın Resulü'ne taş atmak istedi. Yerden bir taş alıp kaldırdı ve o anda gördü ki, Allah Resulü'nün arkasında ve omuz başlarında iki ejderha, başlarını kaldırmış, ateşten dilleri meydanda kendisine bakıyor. Taş, Ebu Cehil'in elinden düştü ve bütün dermanı kesildi. Ebu Cehil korku içinde döndü ve kaçtı." Ebu Naim anlatıyor: "Karanlık ve yağmurlu bir gecede Kutad b. Numan ile yatsı namazını kıldılar. Ayrılacakları zaman Kutade'nin eline bir hurma dalı verdiler ve dediler: "Bununla rahatça yol al! O sana on adım ilerini ve on adım gerini aydınlatacak bir ışık verir. Evine varınca kara bir şeye rastlayacaksın. Bu dalı onun kafasına çal ki, kaçıp gitsin. O şeytandır." Kutade, dalı alıp yola düştü ve on adım ilerisiyle, on adım gerisini çevreleyici bir ışık dairesi içinde yürüdü. Evine girince o kapkara şeylerle karşılaştı ve ona sopayı indirip evden kaçırttı."
