RESÛLULLAH’IN, SON NEFESİNİ HZ. ALİ’NİN KUCAĞINDA VERMESİ (2)


Fâtıma (a.s.), yanında oğulları Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) olduğu halde, Peygamberin (s.a.v.) yanına geldi. Peygamberin (s.a.v.) üzerine kapandı, göğsünü göğsünün üzerine koydu ve ağlamaya başladı. Peygamber (s.a.v.) O'na dedi ki: "Ey Fâtıma, Benim için ağlama. Dövünme, yüzünü tırmalama. Saçını başını yolma. Âh u figan edip vaveyla koparma. Allah'a sığınarak teselli bul." Ardından ağladı ve şunları söyledi: "Allah'ım, Ehl-i Beyt'im Sana emanettir. Allah'ım! Bunlar, Sana ve mü'minlere bıraktığım emanettirler." Sünni Buhari ve Müslim, Sahih'lerinde Hz. Aişe'den şu rivayete yer verirler: "Karşıdan Fâtıma geliyordu. Yürüyüşü tıpkı Peygamberin (s.a.v.) yürüyüşü gibiydi. Peygamber (s.a.v.): `Hoş geldin kızım' dedi. Sonra O'nu sağına veya soluna oturttu. Ardından O'na gizlice bir şeyler fısıldadı. Bunun üzerine Fâtıma (a.s.) ağlamaya başladı. Dedim ki: `Resûlullah (s.a.v.) Sana özel bir şey söylediği halde ağlıyor musun?' Ardından Resûlullah (s.a.v.) yine O'na gizlice bir şey söyledi bu sefer Fâtıma (a.s.) gülmeye başladı. Dedim ki: `Bugünkü gibi sevinçle hüznün bu kadar birbirlerine yakın olduklarını görmemiştim.' Fâtıma (a.s.)'a, Hz. Peygamberin (s.a.v.) Kendisine ne söylediğini sordum. Dedi ki: `Resûlullah (s.a.v.)'in sırrını ifşa edemem.' Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz vefat edince bir kez daha Fâtıma'ya Peygamberin (s.a.v.) o zaman Kendisine ne söylediğini sordum.