PEYGAMBERİMİZ İÇİN HZ. HATİCE
Arap toplumunun o dönemki koşulları dikkate alındığında, bir kadının ticaretle uğraşması, topluma kendini kabul ettirmesi ve başarıya ulaşması ender rastlanılan bir hal idi. Ancak Hz. Hatice bunu başaracak özgüvene, akla ve olgunluğa sahip idi. Kâbe'nin putlarla dolu olduğu bir dönemde O ve ailesi Hz. İbrahim'in dini üzere yaşamıştır. Hz. Muhammed'le (s.a.v.) evlenmek istemesi, maddi bir gereksinimden değil, tamamen içindeki manevi arayıştan kaynaklanmakta idi. İslam'ı ilk kabul eden insan olma şerefine eren Hz. Hatice, Resûlullah (s.a.v.)'in en zor günlerinde O'nun sığınağı olmuştur. Son derece akıllı, güçlü bir kadındı. Müthiş bir teslimiyetle Hz. Peygambere (s.a.v.) bağlı idi. Öyle ki sadece manevi destek değil, Resûlullah'a (s.a.v.) olan inancı ve güveni sebebiyledir ki, tüm servetini İslam'ın yayılması, Hz. Peygamberin (s.a.v.) korunması için hiç düşünmeden seferber etmiştir.
