İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (22)

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları, Cennetin kendilerinin olduğu ve içinde hesapsız rızıklanan kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları ise ateşin alevleri içine girecek olan kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları Cehennemden kaynadığı halde korkunç bir ses duyan ve Cehennemin alevlenmesini gözleriyle gören kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları […]

İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (23)

Ey insanlar, biliniz ki Ben peygamberim, Ali ise Benim halifemdir. Ey insanlar, biliniz ki Ben peygamberim ve Ali de bundan sonra Benim vasîm ve imamdır. O'ndan sonra ki imamlar da O'nun evlatlarıdır. Biliniz ki Ben onların babasıyım, onlar da O'nun (Ali'nin) sulbünden vücuda gelecektir. Biliniz ki imamların sonuncusu, bizden […]

İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (24)

Biliniz ki Ben Allah'a biat ettim, Ali de Bana biat etti ve Ben de Allah tarafından O'nun için sizlerden biat alıyorum. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: Şüphesiz Sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, […]

HZ. ALİ’NİN DOĞUMU

Mü'minlerin Emiri, vasilerin lideri İmam Ali'nin soyu şöyledir; Ali b. Ebu Tâlib b. Abdulmuttalib b. Haşim b. Abdumenaf b. Kusay, b. Kılab b. Murre b. Luey b. Galip b. Fihr b. Malik b. Nadir b. Kinane b. Huzeyme b. Mudrike b. Iyas b. Mudar b. Nizarb. Meadd b. […]

HZ. ALİ’NİN DOĞUMU (2)

Peygambere ilk iman eden hanımlardandır. Bi'set'ten önce Hz. İbrahim'in dinine tâbi idi. O, öyle iffetli bir kadındı ki, doğum sancıları geldiğinde o hâliyle, Mescid-ül Haram'a gitti ve Kâbe'nin duvarına yaslanarak şöyle dedi: "Allah'ım, Sana ve Senin Peygamberine ve Senin tarafından gönderilen tüm kitaplara ve Kâbe'yi inşa eden ceddim İbrahim'e […]

HZ. ALİ’NİN DOĞUMU (3)

mizin gözleri önünde Kâbe'nin duvarı yıkıldı. Ve o değerli kadın adımını atıp içeri girdi. Sonra da duvar bitişip eski haline geldi. Gözlerimize inanamıyorduk. İlk şaşkınlığımızı atlatınca, hepimiz telaşla yerimizden fırlayıp Kâbe'nin kapısına koştuk ama kapı bir türlü açılmıyordu. İşin içinde Kâbe'nin Rabbinin bir hikmeti olduğunu anladık. Dört gün sonra […]

HZ. ALİ PEYGAMBERİN YANINDA

Bir ara Mekke'de büyük bir kıtlık ve kuraklık baş gösterdi. O sırada Peygamberin amcası Ebu Tâlib ailesi kalabalık olduğu için geçim sıkıntısı çekiyordu. Peygamberimiz diğer amcası Abbas'a, "Ebu Tâlib'in yükünü azaltmak için oğullarından birini evimize götürüp, bakımını üstlenelim" teklifinde bulundu. Abbas, Haşimoğulları'nın zenginlerindendi. Birlikte Ebu Tâlib'in yanına gidip konuyu […]

RESULÜLLAH VE FÂTIMÂ B. ESED

Peygamberimiz Fâtımâ bint-i Esed'e, "Annemden sonraki annem" der kendisini çok severdi. O, Peygamber'in annesi konumundaydı.746 Fâtımâ bint-i Esed şöyle diyor: "Abdulmuttalib vefat edince, Ebu Tâlib Resulüllah'ın koruyuculuğunu üstlendi. Ben Resulüllah'a bakıyordum, O ise beni anne diye çağırıyordu."747 Fâtımâ bint-i Esed, Peygamberi kendi evinde büyütmüştü. Vefat ettiğinde Resulüllah […]

RESULÜLLAH VE FÂTIMÂ B. ESED (2)

larını emretti. Kâfur karışımlı su döküleceği sırada Peygamberimiz kendi eliyle suyu döktü. Sonra gömleğini çıkarıp ona giydirdi. Ve kefeni de onun üzerine sardı. Resulüllah'ın azadlısı Zeyd'in oğlu Usame'yi, Ebu Eyyub el-Ensari'yi, Ömer b. Hattab'ı ve zenci bir köleyi çağırarak mezarını kazmalarını emretti. Mezarın lahit kısmına gelince burayı Peygamberimiz kendi […]

RESULÜLLAH VE FÂTIMÂ B. ESED (3)

giderdi. Hz. Ali'yi göğsüne alır, sever, uyuyacağı zaman beşiğini sallardı. Bütün bunlar Hz. Ali'ye verdiği değerin ve O'na gösterdiği özenin işaretleriydi.750 Resulüllah Hz. Ali'yi kendi himayesine aldıktan sonra da O'nunla yakından ilgilendi. Emirü'l-mü'minin böylece Hz. Peygamber'in evinde büyüdü, O'nun tarafından yetiştirildi. Hz. Ali çocukluk yıllarını anlatırken şöyle der: "Çocukluğum […]

HZ. ALİ HİRA MAĞARASI’NDA

İslam Peygamberi, Allah tarafından risalet için görevlendirilmeden önce her yıl bir ayını Hira Mağarası'nda ibadet ile geçirir ve sonra Mescid'ül Haram'a gidip, Allah'ın evini tavaf edip, evine dönerdi. Acaba Aziz Peygamber, Hira'ya Hz. Ali'yi de götürür müydü, yoksa O'nu evde mi bırakırdı? Tarihî gerçekler gösteriyor ki, Hz. […]

HZ. ALİ HİRA MAĞARASI’NDA (2)

Buradan anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber risaletten önce de sık sık Hira'ya gitmekteydi. "Ben çocukluk çağlarında Hira Dağı'nda Hz. Peygamberin yanında iken, O'ndan dökülen vahiy ve risalet nurunu görüyor, O'nun nübüvvet kokusunu duyuyordum."754 İmam Câfer-i Sâdık buyuruyor ki: "Emirü'l-mü'minin İslam Peygamberinin bi'set'inden önce risalet nurunu görüyor ve vahiy meleğinin […]

HZ. ALİ İLK İMAN EDEN KİŞİYDİ

İbn-i Ebi'l Hadid'in, Nehcü'l Belağa şerhinde yazdığına göre, "Sahih kitaplarda (Kütüb-i Sitte) rivayet edilmektedir ki; Cebrail ilk defa nâzil olup, Hz. Peygamberi, peygamberlik makamıyla şereflendirdiği zaman Hz. Ali de O'nun yanında idi."757 Tarihî kaynaklardan öğrendiğimize göre, "Hz. Muhammed pazartesi günü peygamberliğe seçildi. Hz. Ali, ertesi gün (salı günü) […]

HZ. ALİ İLK İMAN EDEN KİŞİYDİ (2)

Hz. Ali, Resulüllah'tan sonra ilk namaz kılan insandır. Habbe el-Urenî'den şöyle rivayet edilir: "Bir gün Ali'nin güldüğünü gördüm. O güne kadar bu şekilde, azı dişleri görünecek şekilde güldüğünü hiç görmemiştim. Sonra şöyle dedi: "Allah'ım! Şu ümmetten Peygamber'inden başka Benden önce namaz kılanı bilmiyorum."759 Afif Kindi şöyle demektedir: "Bir […]

HZ. ALİ İLK İMAN EDEN KİŞİYDİ (3)

Resulüllah şu karşılığı verdi: "Bu Allah'ın, meleklerinin, elçilerinin ve atamız İbrahim'in dinidir. Allah Beni peygamber olarak gönderdi ve sen ey amcam! İlk önce öğüt vermeme ve hidayete devam etmeme herkesten daha layıksın. Bana olumlu karşılık vermeye ve bu dava uğruna Bana yardım etmeye herkesten daha uygunsun." Hz. Ali ise […]

PEYGAMBERLİĞİN İLANI SIRASINDA HZ. ALİ

Resulüllah, üç yıl boyunca genel bir davette bulunmadı. Sadece kabul edebileceğine inandığı kişileri İslam'a davet etmekteydi. Üç yıl sonra, Hz. Peygamber'e en yakın akrabalarından başlayarak, insanları Allah'ın dinine davet etmesi emri geldi. "Ve en yakın akrabalarını (Allah'ın azabına karşı) korkut. İnananlardan Sana uyanlara karşı sevgi kanadını indir, mütevazı […]

PEYGAMBERLİĞİN İLANI SIRASINDA HZ. ALİ (2)

"Herkes yemeğini yedi. Hiç kimse bir şey istemez oldu. Ama yemekte ellerini daldırdıkları yerden başka bir boşluk görmüyordum. Ali'nin nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, onların tümünün yediği yemeği bir kişi bile yiyebilirdi. Sonra Resulüllah, `Topluluğa içecek su ver' dedi. Onlara süt dolu maşrapayı getirdim. Hepsi ondan içti. […]

PEYGAMBERLİĞİN İLANI SIRASINDA HZ. ALİ (3)

rakladı. Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı. Herkes başını eğmiş, düşünceye dalmıştı. O sırada henüz 15 yaşını geçmemiş olan Hz. Ali sessizliği bozdu ve Hz. Peygambere şöyle dedi: "Ey Allah'ın Peygamberi, Ben Sana bu yolda yardım edeceğim." Sonra elini Hz. Peygambere uzattı. Ancak Resulüllah O'na oturmasını emretti ve oradakilere sorusunu tekrarladı. […]

TAİF’DE HZ. ALİ

Miladi 620 yılı Resulüllah için ard arda kayıpların yaşandığı bir yıl oldu. Oğulları Kasım ve Abdullah'ın vefatının ardından, amcası Ebu Tâlib ve hanımı Hatice'yi kaybeden Resulüllah, adeta ikinci kez öksüz ve yetim kaldı. Bu sebeple bu yıla Hüzün Yılı adı verilmiştir. Ebu Tâlib'in ölümünden sonra Kureyş, Resulüllah'a baskı ve […]

AKABE BİATLERİNDE HZ. ALİ

Resul-i Ekrem Taif dönüşü, müşriklerin işkence ve zulümlerini arttırmalarından yılmamış Ukaz, Mecenne, Zülmecaz panayırlarına gelen kabileleri İslam'a davet etmeyi sürdürmüştür. Bi'set'in 11. yılında hac mevsiminde Allah Resulü 6 kişiden oluşan Medineli bir kafile ile görüştü. Medine'nin Hazrec kabilesinden olan bu kafileye Resulüllah İslam'ı anlattı. Onlar da şahadet […]
Scroll to top