NEHCÜ’L BELAĞA’DAN BAZI BÖLÜMLER: (7)
"... Sananlar, dünyanın Ümeyyeoğulları'na bağlandığını, sütünü onlara verdiğini, saflığını onlara getirdiğini, bu ümmetin üzerinden ne kırbacının, ne de kılıcının kaldırılmadığını zannederler. Bunu zanneden, yalan söylemiştir. Aksine o, yaşamın lezzetlerinden bir damla baldır. Onu bir süre tadarlar, sonra tamamen ağızlarından atarlar."1952 · Hz. Osman'ın öldürülmesinden sonra kendisine biat edilmek istendiğinde yaptığı bir konuşma: "Beni bırakın da, başkasını arayın. Biz çeşitli yönleri ve renkleri olan bir işe yönelmiş bulunuyoruz. Ne gönüller bu işe sabreder, ne de akıllar onu üstlenmeye dayanır. Ufuklar, bulutlar tarafından kaplanmış, yol ise bilinmez olmuştur. Bilmiş olun ki; teklifinizi kabul edersem sizi bildiklerimle yönetir, ne söyleyenin sözünü ne de eleştirenin eleştirisini dinlerim. Beni bırakırsanız, Ben de sizden herhangi birisi gibi olurum. Belki de işinizin başına getirdiğiniz kişiye sizden daha çok itaatkâr, söz dinleyen olurum. Benim size vezir olmam, sizin için emiriniz olmamdan daha hayırlıdır."1953 "... Hz. Muhammed'in arkadaşlarını gördüm. Aranızda onlara benzeyen kimse görmüyorum. Onlar, saçları darmadağın ve toz toprak içinde sabahlıyorlardı. Geceyi secde ederek ve kıyam halinde geçiriyorlardı. Alınları ile yanakları arasında münavebe yapıyorlardı. (Bir defa alınları üzerine, bir defa yanakları üstüne secde ediyorlardı.) Ahiretlerini anmaktan, kor gibi bir şey üzerinde duruyorlar gibiydiler. Secdelerinin uzunluğundan dolayı sanki gözleri arasında keçi dizleri vardı. Allah zikredildiğinde göğüsleri ıslanıncaya kadar, gözyaşları akardı. Ceza korkusundan ve mükâfat ümidinden, şiddetli rüzgâr estiğinde titreyen ağaçlar gibi titrerlerdi."1954 1952 Nehcü'l-Belağa, s. 89 1953 Nehcü'l-Belağa s. 101 1954 Nehcü'l-Belağa s. 106
