MUAVİYE’NİN KENDİNDEN SONRA YEZİD’İ SALTANAT KOLTUĞUNA OTURTMASI MESELESİ (3)


Kurnaz bir siyasetçi olan Muaviye, bir yandan halkın arasında oğluna karşı olan muhalefeti ortadan kaldırırken, bir yandan da halkın nazarında Yezid'in saygınlığını arttırmak için, onun iyi bir devlet adamı olduğunu ispatlama yolunu seçti. Yezid'i İstanbul seferine yolladı. "Muaviye, Yezid'i 50 yılında İstanbul'a gazâya gönderdi. Ordunun başına ise, Süfyan b. Avf'ı geçirdi. Ayrıca Yezid'e de bu orduyla gazâya gitmesini emretti. Yezid ise yola çıkmakta gevşek davrandı, bir müddet oyalandı. Muaviye onu göndereceğine yemin etti." 250 Ancak Yezid İslam ordusunun çektiği sıkıntıları görünce ordudan geri kalmayı tercih etti. Deyr-i Mürran'da halıların üstüne rahat rahat uzanıp, "Ümmü Gülsüm'ün yanında sabah kadehini çekerken, çiçek hastalığı ile hummanın Kadıköy'deki askerlerimiz arasında yaptığı tahribat vallahi umurumda bile olmuyor" dedi." 251 Muaviye, kendi ölümünden sonra kendisine biat edilebileceğini düşündüğü kişileri de ortadan kaldırdı. Abdurrahman b. Halid b. Velid'i öldürtmüş, Hz. Hasan (a.s.)'ı şehit etmiştir. Ve ancak onun şehadetinden sonra Yezid'in veliahtlığını ilan etmiştir. Şam halkı da Hz. Hasan (a.s.)'ın vefatından kısa bir süre sonra Yezid'e biat etmiştir.252 Ümeyyeoğulları içinde de Yezid'e karşı olanlar vardı: Ziyad b. Ebih, Mervan b. El-Hakem, Said b. Osman bunlardandı. Ancak Muaviye bunları da etkisiz hale getirmiştir. 253 250 Yâkubî, c. 2, s. 138; Belazurî, Ensab, c. 5, s. 93 251 Yâkubî, c. 2, s. 138; İbn-i Haldun, Tarih, c. 3, s. 12 252 İbn-i Kuteybe, İmame, c. 1, s. 151 253 İbn Kuteybe, el-İmame, c. 1, s. 164; İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 3, s. 511