MUAVİYE’NİN İSTİLHAK OLAYI (VELED-i ZİNAYI SOYUNA KATMAK) (2)
yurmuştur. Muaviye bu hükme açıkça muhalefet ederek cahilliye geleneklerine uymuştur. Yüce Allah bir ayette şöyle buyurmuştur: "Yoksa cahiliye hükmünü mü istiyorlar? Kesin inanç sahipleri için Allah'tan daha iyi hüküm veren kimdir?" Ziyad, Arapların onun yeni soyunu kabul etmeyeceklerini biliyordu. Çünkü Araplar işin iç yüzünü çok iyi biliyorlardı. Bu yalanın gerisindeki maksadın farkındaydılar. Bu yüzden "el-Mesalib" adlı bir kitap hazırladı. Ve bu kitapta her noksanlığı Araplara nispet etti. Bu onun ırkçılığının göstergesi idi." Taberî, Tarih'in 4. cildinin 123. sayfasında şunları yazar: "Ziyad Kûfe'ye geldiğinde şunları söyledi: "Sizden bir şey istemeye geldim ki bunu sırf sizin için istiyorum. Muaviye'nin kardeşi olduğumu kabul edin." Halk dedi ki: "Eğer bizim yalancı şahitlik etmemizi istiyorsan bunu kesinlikle kabul etmeyiz." Ziyad Kûfe ve Basra vilayetlerini birlikte yöneten ilk kişiydi. İlk kez onun önünde silahlar taşındı, ilk onun için sancak dikildi ve ilk kez korumalar tarafından korunan kişi oydu. Kendisi olmadığı zaman Basra'da Semure'yi vekil bırakırdı. Bir keresinde altı ay sonra Basra'ya döndü ve Semure'nin tamamı Kur'an ilmine vâkıf 8 bin kişiyi öldürdüğünü gördü. Ziyad Hicri 53yılında öldü ve Abbasi halifesi el-Mehdi bu soy değişikliğinin geçersiz olduğunu ilan etti. Ziyad'ın soyundan gelenlerin Kureyş ve Arap divanlarından çıkarılmasını emretti. Bundan sonra Ziyad asıl babasına nispet edilerek anılmaya başlandı." Âlimlere göre; Muaviye'nin Ziyad'ı kardeşi olarak ilan etmesi bir fitnenin başlangıcıdır. Çünkü İslam'da zina yoluyla akrabalık diye bir şey yoktur. Ve burada peygamberimizin açık hadisine yani, "Çocuk yatak sahibine aittir. Zina edenin nasibi ise taşlanmaktır" beyanına açık bir muhalefet vardır.
