MUAVİYE’NİN BİAT İÇİN MEDİNE’YE GİDİŞİ (2)
kendini ziyaretinde bu sözü ona hatırlatmış ve fakat Muaviye böyle bir sözün doğru olmadığını ifade etmiştir." 272 Bu görüşmenin ardından Medine'de kaldığı eve İmam Hüseyin (a.s.), Abdullah b. Zübeyr, Abdullah b. Ömer, Abdurrahman b. Ebi Bekir ve Abdullah b. Abbas'ı yani biate muhalif olanları çağırır. Ancak onları ikna edemez. Ama geri adım da atmaz. Mescidde Yezid'in üstünlüklerini anlatan bir hutbe irad eder. İslam dünyasında herkesin ona biat ettiğini yalnızca Medinelilerin biatlerini sunmadıklarını söyler. Hutbesinde, "Toplum içinde bu işe Yezid'den daha hayırlı bir kimsenin olduğunu bilseydim onu tayin ederdim" demiştir. İmam Hüseyin (a.s.) ise Muaviye'nin bu sözlerine itiraz ederek şöyle demiştir: "Sen kendine tanıdığın üstünlük ve faziletle sapıklığa düşmüş, ifrat etmişsin, umumun mallarını sahiplenerek zulüm ve haksızlık etmektesin. Sen halkın mallarını geri vermeyerek cimrilik ettin, öyle özgürce alıp çırptın ki, haddini aştın, hak sahiplerinin haklarını kendilerine vermediğin için şeytan seni kandırmada nasibe ulaştı. Yezid'in İslam ümmetini yönetebileceğine dair dile getirdiğin liyakatini anladım. Sen Yezid'i sanki yaşamı halk tarafından bilinmeyen bir kişi gibi tanıtmaya çalışıyorsun veya halkın bilmediği gâibden haber veriyor gibisin! Veya bu konuda sadece kendin bilgi elde edinmiş gibisin! Hayır! Yezid kendini gerektiği gibi göstermiş ve içini dışa vurmuştur. Yezid'i olduğu gibi tanıt! Yezid köpek oynatan, güvercin oynatan, hevesine düşkün bir 272 İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 3, s. 509
