MUAVİYE DÖNEMİ (2)


Muaviye Emevî soyundan olan Hz. Osman'ın katledilmesini kendi saltanatı için bir basamak olarak kullanmıştır. "Müslümanların halifesi masum olarak öldürülmüştür. "Kim mazlum olarak öldürülmüşse onun velisine yetki vermişizdir" 205 ayetine dayanarak Müslümanların dinî duygularını etkilemeye başladı. Böylece İslam inancını halifelik makamına ulaşmak için kullanmıştır. Halifeliği ele geçirişi ile ilgili olarak şu sözler ona aittir: "Allah'a yemin ederim ki, hilafeti, sizin beni sevmenizin veya yönetimimden memnun olmanızın sonucu almadım. Fakat kılıcımla sizinle vuruşarak bu makamı ele geçirdim."206 İslam itikadından farklı düşünen Muaviye, Müslümanların dinî lideri yani halife olabilmek için verdiği mücadelenin sebebini şöyle anlatıyor: "Allah'a yemin ederim ki, sizinle, namaz kılasınız, oruç tutasınız, hacca gidesiniz veya zekat veresiniz diye savaşmadım. Sizin başınıza emir olmak için sizinle savaştım." 207 Denilebilir ki, Muaviye'nin, Yezid'in ve tüm Ümeyyeoğulları'nın halka ve özellikle Ehl-i Beyt'e karşı verdiği mücadele halifeliğin maddî imkanlarını elden kaçırmamak içindir. Yoksa İslam değerlerini muhafaza ve Müslüman ümmeti temsil diye bir gaye söz konusu değildir. "Zaman biziz; bizim yükselttiğimiz yükselir, bizim alçalttığımız da alçalır." 208 Bu mantık tüm Ümeyyeoğulları için geçerlidir. Bu döneme kadar bir ibadet mantığıyla yapılan devlet idareciliği bu dönemden sonra mal ve makam için bir talan mantığına dönüşmüştür. 205 İsra, 33 206 Tarihu'l-Hulefa, s. 71 207 Şerh-u Nehcü'l Belaga, c. 4, s. 16 208 Hayatu'l İmami'l Hüseyn, c. 2, s. 138-139