MÂLİK-İ EŞTER’İN HZ. AİŞE’YE MEKTUBU (2)
gösterdi. Sıffin Savaşı'nda Muaviye'nin emrindeki Şamlı askerler, Mushafları mızrakların ucuna takarak hep bir ağızdan, "Aramızda Allah'ın Kitabı hakem olsun" sloganlarıyla hileye başvurunca, Mâlik ve birkaç basiretli kişi dışında herkes bu oyuna geldi. Hz. Akil'nin bütün itirazlarına rağmen savaş devam etmedi ve İmam'ı anlaşmaya mecbur bıraktılar. 1545 Mâlik-i Eşter basiretli bir şahsiyet olduğundan Muaviye'nin kendisini kurtarmak için böyle bir hileye başvurduğunu gayet iyi biliyordu. Bu sebeple Hz. Ali'ye gelerek maruzatlarını iletti. Ve şöyle dedi: "Muaviye'nin savaşacak yiğitleri kalmadı. Allah'a şükürler olsun ki, senin yiğit savaşçıların var. Bunun için demiri demire vurarak (yani savaşa devam ederek) Allah'tan medet dile!" Ancak askerleri bu düşüncede olmadığı için Hz. Ali bu savaşa devam edemedi, barış yapmak zorunda kaldı. 1546 1545 Sıffin Vakası, s. 479; Şerh-u İbn-i Ebi'l Hadid, c. 2, s. 216 1546 Sıffin Vakası, s. 483
