MADDİ GÜCÜ ZAYIF NİCE AZ TOPLULUKLARIN, MADDETEN KUVVETLİ NİCE ÇOK TOPLULUKLARA GALİP GELMESİNİN SEBEP VE HİKMETLERİ (5)


korku düşürmesi, onları ürkütmesi, aralarındaki birlik ve koordineyi kesmesi şeklinde olur. Nitekim Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te, Huneyn'de hep böyle olmuştur. Bu tür durumlarda bâtıl güçlerin, hiçbir maddî sebep yokken dağıldıklarını görüyoruz. Bu durum, dolaylı olarak Allah'ın, mü'minlere yardımıdır. Cenâb-ı Hakk'ın, mü'minlerin kalbine sabır, sebat ve sükûnet indirmesi onların iradelerini metin, cesaretlerini güçlü kılması; onlara, düşmanı zayıf ve güçsüz göstermesi bir diğer yardım çeşididir. Hz. Ali'nin (r.a.) Hayber Kalesi'nin kapısını koparıp kalkan olarak kullanması, Hz. Cübeyr'in Hendek harbinden sonra tek başına Yahudilerin üzerine yürümesi bu çeşit yardıma misaldir. Bu şekilde Cenâb-ı Hakk'ın yardımı ulaşınca ehl-i küfür yılgınlığa ve moral bozukluğuna uğramaktadır. Cenâb-ı Hakk'ın, tabiî ve manevî güçlerle inananlara yardım ve destek sağlaması da İlahî yardımların önemli bir türünü oluşturmaktadır. Cenâb-ı Peygamberin, muharebede attığı taşların her birinin isabet etmesi misaldir. "Sen atmadın; Allah attı" beyanı da, Allah'ın mü'minler üzerindeki yardım ve desteğini ispat etmektedir. Nitekim, Hendek harbinde rüzgârın müşriklerin çadırlarını savurup dağıtması ve mü'minlerin melek orduları ile desteklenmesi, İlahî yardımın güçlülüğünü ve köklülüğünü ortaya koymaktadır. Bütün bu yardımlar, Peygamber komutasındaki orduya ulaştığı gibi, sâir zamanlarda da, hangi devirde olursa olsun, samimi pek çok örnekleri mevcuttur. Ama hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, bütün bu İlahî yardım ve destek, samimi mü'min toplulukları içindir. Mü'min toplulukların, sayıca ve maddî güç olarak çok daha güçlü topluluklara galip gelmesinin kader-i İlahîye bakan ciheti de vardır. İlahî kaderin planında hakkın bâtıla galebe etmesi söz konusudur. Bu hâl, irade-i külliyenin bir tezahürüdür. Buna göre, va'd-i İlahî haktır ve Cenâb-ı Hak vaadinden hulfetmez. Allah, samimi mü'min topluluklara zafer müjdelemiştir. Destek vaad etmiştir.