KUREYŞ VESİKASI (2)
sara altına alındı. Bu muhasara tam üç yıl sürdü. Bu müddet zarfında Resulüllah, Ebu Tâlib ve Hatice tüm mallarını harcadılar ve büyük bir sıkıntı ve yokluğa düştüler. Allah-u Teala, Resulü'ne Kâbe binası içine asılı olan vesikayı, "Allah" kelimesi müstesna hepsini böceklerin yiyip yok ettiklerini vahyetti. Resulüllah da durumu Ebu Tâlib'e bildirdi. Daha sonra hep birlikte gidip Kâbe'nin yanında oturdular. Kureyşliler şöyle dediler: "Ey Ebu Tâlib, artık sözünü hatırlamalı, kavminle dostluk kurmalı ve yeğenin hususundaki tutuculuğundan el çekmelisin." Ebu Tâlib onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Vesikayı getirin belki sıla-i rahim etmek ve kini ortadan kaldırmak için bir yol buluruz." Vesikayı getirdiler Ebu Tâlib onlara şöyle dedi, "Bu sizin imzaladığınız vesikadır. Bu vesikaya hiç dokundunuz mu?" Onlar, "Hayır" dediler. Ebu Tâlib daha sonra şöyle dedi: "Allah-u Teala Resulü'ne bu vesikanın Allah kelimesi dışında tamamen yok edildiğini vahyetmiştir. Şimdi eğer doğru söylüyorsa ne yapacaksınız?" Onlar, "O'ndan el çekeriz" dediler. Ebu Tâlib de, "Eğer O yalan söylemişse o zaman da öldürmek için sizlere teslim ederim" dedi. Onlar da, "insaflı konuştun, iyi dedin" dediler. Vesikayı açtıklarında Allah kelimesi dışında tüm yazılanların yok edildiğini gördüler. Ama buna rağmen inatla, "Bu yeğeninin büyüsüdür" dediler. Ebu Tâlib şöyle dedi: "O halde niçin biz muhasaraya teslim olalım? Halbuki siz buna daha layıksınız." Ebu Tâlib daha sonra beraberindekilerle Kâbe perdelerinin içine girdi ve şöyle dedi: "Allah'ım, bize zulmedenlere, bizimle akrabalık ilişkilerini kesenlere ve bizlere lâyık olmadığımız şeyleri yakıştıranlara karşı yardım et bize." 1583 1583 Sire-i İbn-i İshak, s.163-164; Kâmil-i İbn-i Esir, c. 1, s. 504-506; Tarih-i Yâkubi c. 2, s. 33
