İŞTE GERÇEK EVRENSEL BEYANNAME
Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Vedâ Hutbesi'yle, âdeta insanlığa bir kurtuluş mesajı sunmuştur. Söz konusu bu kurtuluş hem dünyevî huzur ve sükûnu, hem de ahiret saadetini ihtiva etmektedir. Resulûllah'ın getirdiği ve tebliğ ettiği İslam, Cenab-ı Hakk'ın beşeriyete en büyük hediyesi olan düalist (ikili) bir nizam ve İlâhî sistemdir. Hem dünyayı, hem de ahireti hedef alır. Dünya ahiretin ekim yeridir. Mezraıdır. Dikkat edilirse, aynı mantık ve aynı bakış ölçüsünü, tam isabetle Vedâ Hutbesi'nde görmekteyiz. Vedâ Hutbesi'nin muhtevası içinde, dünyevî huzur ve sükûnun temini için birçok ölçü-prensip-hüküm yer almış durumdadır. Bu cümleden olarak; insan hak ve hürriyetleri ile karşılıklı hak ve vazifeler önemle vurgulanmıştır. Vedâ Hutbesi bu hâliyle, insanlığın karanlıklar içinde kaldığı Ortaçağ'da, en mükemmel insan hakları bildirisi hüviyetinde idi. `İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'yle asırlar sonra farkına varılan hak ve özgürlükler, `Vedâ Hutbesi'nde kâmil mânâda beyan edilmiş ve İslam'ın hâkim olduğu çağlarda doyasıya tatbik edilmiştir. Şimdi, Vedâ Hutbesi'nde, insan hakları bakımından yer alan bazı önemli unsurlara işaret edelim:
