İSLAM’DA HALİFENİN SEÇİM USULÜ (6)


Benim devemin üzerinde olacak." Abbas dedi ki: "Daha kimler ya Resulallah?" Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ve kardeşim Ali, cennet develerinin birinin üzerinde olacak. Devesinin ayağındaki aksaklık incidendir, devenin mahmeli ise kırmızı yakuttandır. Ali'nin elinde Liva-i Hamd olacak ve Kendisi, `Allah'tan başka ilah yok ve Muhammed O'nun Resulü'dür' diye nidâ edecektir. Hâzır bulunan halk diyeceklerdir ki: `Bu ancak mürsel bir nebi ya da Allah'a yakın olan bir melektir.' Bu sözler üzerine Arş'ın ortasından şöyle bir ses gelecek: Bu (İmam Ali) ne yakın bir melek, ne de mürsel bir nebidir, ne de Arş'ı taşıyandır. Bu Ali bin Ebi Tâlib'dir. Rabbi'l-âleminin Resulü'nün vasisidir. Takva sahiplerinin imamı, elleri ve ayakları pak olanların önderidir." 564 Sünni âlimlerden İbn Esir-i Cezrî'nin eserinde, Ebu Said elHudrî'den şu rivayet vardır: "Resûlullah (s.a.v.) ahdi bozanlara, adaletten sapıp zulmedenlere ve dinden çıkanlara karşı savaşmamızı emretti." Bizler sorduk ki, "Ya Resulallah, bizlerin bu toplumlara karşı savaşmamızı emrettin, hangi önder ile onlara karşı savaşalım?" Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ali bin Ebi Tâlib ile beraber onlara karşı savaşacaksınız. Ammar bin Yâsir, Ali ile beraberken öldürülecek." 565 Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Mirac Gecesi Beni göğe götürdüklerinde peygamberleri topladılar, Ben de onlarla beraber oturdum. Bir melek gelerek Bana 564 Bağdadi, Tarih-i Bağdadi, c. 11, s. 112-113 565 Usd'ül-Gabe fi Ma'firet'is Sahabe, s. 114