İMAM ZEYNELÂBİDİN’İN ZÜHRİ’YE SERT MEKTUBU (4)
mı? Acaba senin düştüğün gibi onlar düştüler mi? Acaba sen iyi bir işe yeltendin de onlar görmezlikten mi geldiler? Acaba bir şeyi sen bildin de onlar bilmediler mi? Hayır, böyle değildir, aksine elde ettiğin mevkiinin etkisiyle avamın gözünde saygınlık buldun, bir makam edindin. Senin durumun onları zahmete soktu, çünkü; senin görüşünü izliyorlar ve senin emrine uyuyorlar. Senin helal dediğini helal ve haram dediğini haram belliyorlar. Elbette senin (helal, haram konusunda) böyle bir yetkin yoktu. Ama onları sana râm kılan şey, onların sende var olana tamah etmeleri, alimlerini kaybetmiş olmaları, bilgisizliğin sana ve onlara musallat olması, senin ve onların riyaset peşinde koşmanızdır. Ne kadar cehalet ve gurura saplandığını ve halkın sorunlara ve fitneye ne kadar gömüldüğünü görmez misin? Sen onları sorunlara gömdün, halk senin durumunu, mevkiini görünce eldeki değerlerini görmezden gelip senin makamına vurulmuştur, gönülleri senin ilmî derecene ulaşmak ister veya senin makamına ulaşmayı arzu eder, böylece, senin davranışların ve tavırlarının etkisiyle dibi görünmeyen denize düşmüşlerdir, boyutları belli olmayan soruna kapılmışlardır. Allah bizim ve senin yardımına yetsin. O, (zorda kalanların) imdadına yeter. Şimdi bütün makamlarını, mevkilerin bırak, onlardan uzaklaş ki senden önceki temiz ve sâlih insanlara kavuşasın, onlar ki şu anda çürümüş kefenleri içinde toprağın bağrında yatmaktalar, karınları sırtlarına yapışmış; onlarla Allah arasında hiçbir perde, hicab yoktur. Dünya onları aldatmıyor ve onlar dünyaya tutkun değillerdir. (Allah'a kavuşmaya) gönül vermişler ve Mâ'bud'a çağırılmışlar ve çok geçmeden (seleflerine) kavuştular. Kaldı ki, dünya seni bu yaşlı çağında, bu ilmî makamında ve ölüm deminde böyle saptırır, kendine tutkun kılarsa peki; yaşı ermemiş gençlerden, cahillerden, kararsızlardan ve yanılanlardan ne beklenebilir?! "İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn." (Hepimiz Allah içiniz ve hepimiz O'na döneceğiz).
