İMAM HÜSEYİN’İN (A.S.) NASİHATLERİNDEN ÖRNEKLER (2)
Ey Ademoğlu! Atalarının ve çocuklarının yere yıkılışlarını hatırla. Düşün nasıldılar ve sonra nereye yerleştiler? Ve sen çok kısa bir süre sonra onların durumuna düşecek, ibret alanlar için bir ibret olacaksın!" 824 "İnsanlar dünya kuludurlar. Din ise sadece onların dillerinde dolaşır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu (dini) savunurlar. Zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır." 825 "Kerbela'da şehadetle neticelenen yolculuğa çıkmasını engellemek isteyenlere verdiği cevabı: "Bana gitme diyorsunuz fakat ben gideceğim. Öleceksin diyorsunuz, bir erkek için ölmek kötü bir şey midir? İnsanın hedefi alçak şeyler olursa, makam ve büyüklük taslamak için ölürse, "hedefine ulaşamadı" derler ve böyle bir ölüm kötü bir şeydir. Fakat hakkı yüceltmek uğrunda, Hak yolunda ölen birisi için hiç de kötü bir şey değildir. Çünkü o öyle bir yolda yürüyor ki, Allah'ın sâlih ve layık kulları da o yoldan yürümüşlerdir." 826 "Farz olan cihadlardan birisi, insanın kendisini günahtan koruması için nefsi ile cihad etmesidir. İşte bu cihad, cihadların en büyüğüdür (Cihad-ı Ekber). Sünnet olan cihad ise, kişinin bir sünneti ayakta tutmak, uygulamak ve ihyâ etmek için çalışmasıdır. Bu yolda çalışmak ve çaba sarf etmek en üstün amellerdendir. Çünkü bu bir sünneti diriltmektir. Nitekim Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim bir iyi çığır açarsa, yaptığı iyiliğin sevabı ile birlikte kıyamete kadar açtığı çığırdan gidenlerin sevabı kadar savap kazanır; onunla amel edenlerin sevabından da bir şey eksilmez." 827 824 İrşad'ul-Kulub, c. 1, s. 29 825 Harezmî, Maktel-i Hüseyin, s. 237 826 Bihar'ul Envar, c. 45, s. 238 827 Tuhefu'l-Ukul, s. 481
