İMAM HÜSEYİN’E HER YANDAN SALDIRIYORLAR


"Susuzluk, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın canına tak etmişti. Fırat ırmağının yanına gitmek istedi. Düşman askerleri önünden çekildiler. Ve suya kadar da vardı. Fırat ırmağından su içmek için yüzü koyun yattı. Şimr alçağı, "Bu su içerse yine hayat bulur. Su içmeye fırsat vermeyin, bırakmayın" dedi. Hz. Hüseyin (a.s.) avucu ile içmek için biraz su aldı. Mel'unun biri Emirü'l-Mü'minin Hz. Hüseyin (a.s.)'a bir ok attı. Ok Hz. Hüseyin (a.s.)'ın ağzına dokundu. Hz. Hüseyin (a.s.) o oku hemen eliyle çekti. Ağzındaki su döküldü. Yine döndü. Fakat mübarek ağzından kanlar akıyordu. Çadırının kapısına geldi, durdu. Ömer İbni Sa'd onu öldürmek için ilerledi. Hz. Hüseyin (a.s.) onun yüzüne baktı ve, "Beni öldürmeye sen mi geldin?" dedi. Ömer utandığından ötürü geri döndü, ilerleyemedi, duran adamlarına, "Ne duruyorsunuz? Öldürmeye bakın. Çabuk olun, işi uzatmayın!" dedi. Yaya olanlar Hz. Hüseyin (a.s.)'a saldırdılar. Çılgınlar gibi evladı Resul'e (s.a.v.) kast ettiler. Hz. Hüseyin (a.s.) da onlara saldırdı. Onlardan çok mel'unu öldürdü. Ömer ile Şimr uzakta durmuşlar Hz. Hüseyin (a.s.)'ın cengine bakıyorlardı. Birbirlerine, "Hiç bunun gibi er gördüğümüz yoktur. Gözünün önünde bunca ehlini kat-