İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN YANINDA YER ALANLAR DA OLMUŞTUR (2)


İşte size Hüseyin b. Ali (a.s.), Resulüllah (s.a.v.)'in oğlu! Soyundan gelen bir şerefe sahiptir. Görüşü sağlamdır. Onun faziletlerini vasfetmek mümkün değildir. Tükenmez bir bilgisi vardır. Geçmişinden ve olgunluğundan dolayı bu işe daha layıktır. Önceliği vardır. Resulüllah (s.a.v.)'in yakınıdır. Küçüklere karşı şefkatli ve büyüklere karşı iyilikseverdir. Halka karşı iyi bir yöneticidir, kerim bir İmam'dır. Allah, insanlara karşı hüccetini onunla tamamlamış, öğütlerini onun aracılığı ile iletmiştir. Hakkın nuruna karşı kör olmayın. Bâtılın çukurunda şaşkın şaşkın yürümeyin. Allah'a yemin ederim, sizden kim ona yardım etme hususunda kusur ederse, Allah onun çocuklarını zillete düçâr eder, aşiretini azaltır. Ben savaş için kuşandım ve zırhımı giydim. Öldürülmeyen mutlaka ölür. Savaştan kaçan, ölümden kaçamaz. Allah size rahmet etsin, ona en güzel cevabı verin." en-Nehşelî'nin bu hitabı karşısında diğer kabileler İmam (a.s.)'a yardım etme kararı aldılar. Ve şu mektubu gönderdiler: "... Mektubun bana ulaştı. Beni davet ettiğin, çağırdığın şeyi anladım. Sana itaat ederek senin yardımına koşarak (ahiret saadetinden) nasibimi almaya çağırıyorsun beni. Hiç kuşkusuz Yüce Allah yeryüzünü hayır ve iyilik için çalışan, kurtuluş yolunu gösteren kimselerden mahrum bırakmaz. Siz Allah'ın kulları üzerindeki hüccetlerisiniz. O'nun yeryüzündeki emanetisiniz. Mübarek Ahmedî bir zeytin ağacından gelirsiniz ki, O, bu ağacın kökü sizler de onun dallarısınız. Gel, en büyük mutluluklar senin olsun, gelişin mübarek olsun! Temimoğulları'nın boyunları senin önünde eğilmiştir. Su içme nöbeti gelen susuz develerin suya koşmasından çok daha şiddetli bir şekilde sana itaat etmeye hasrettirler. Ben-i Sa'd'ın boyunları senin önünde bükülmüştür.