İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN KAFİLESİ İLE YEZİD’İN ORDUSUNUN MUKAYESESİ (2)
sinde savaşmaya hazırlanan ordunun askerleri olsa gerek) gizlice kaçıyor ve Kûfe'de saklanıyorlardı. Ubeydullah Kûfe'ye gidip Hz. Hüseyin ile savaşa gitmekten kaçınan askerleri kendisine getirmesi için yardımcılarından birini (o da Sa'd bin Abdurrahman el-Munkarî idi) yanına çağırdı. Kendisine getirilen askerlerden birisinin boynunu vurdu ve "bu savaşa gitmeyenlerden biriydi" söylentisini yaydırdı. Bundan dolayı da askerler harekete geçip, orduya katıldılar." 481 "Genelde bir komutan bin askerle birlikte yola koyuluyordu ama sadece üç yüz veya dört yüz veya hatta bundan daha da az sayıda olan bir ordu ile Kerbela'ya varıyordu. Çünkü, halk Resulüllah (s.a.v.)'in evladıyla savaşmaktan şiddetle çekiniyorlardı." 482 "İbn-i Ziyad bir komutanı çok sayıda askerle Kerbela'ya gönderdiğinde, "Onların çok az kısmı Kerbela'ya varıyordu. Çünkü onlar Hüseyin (a.s.)'la savaşmaktan hiç hoşlanmadıklarından dolayı ordudan ayrılıp yollarını değiştiriyorlardı." 483 Görülüyor ki, ordudaki askerler, karşısındaki kişilerin hürmetini, Cenab-ı Hak katındaki değerlerini bildikleri halde Ubeydullah'ın eliyle öldürülme korkusu, makam ve para için bunu çiğnemişlerdir. Bu, Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) rıhletinden kısa bir süre içinde ümmetin cahiliye âdetlerine ne de çabuk döndüğünü göstermektedir. 481 Nefesu'l-Mehmum, s. 116 482 Belazurî, Ensab'ul Eşraf, c. 2, s. 179 483 Dineverî, Ahbar'ut-Tuval, s. 254
